Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20469 E. 2023/5478 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20469
- Karar No
- 2023/5478
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/367 Esas 2021/612 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, Davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne ve davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/744 Esas 2020/977 Karar
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne, davacının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2018 tarihinde davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan araç ile davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün tam kusuru nedeniyle davacının desteği eski eşinin vefat ettiğini, davacının zarara uğradığını ve zararının giderilmesi için sigorta şirketine başvurulduğunu ancak bu zararın giderilmemesi nedeniyle açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.10.2020 tarihinde talebini 113.203,90 TL’ ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eş yönünden evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi eşler birbirlerinin desteği sayılır, boşanma halinde dahi nafaka ödeniyorsa yine destek sayılır gerekçesiyle ve müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 90.563,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin desteğinin emniyet kemeri takmaması ile kaza arasında herhangi bir nedensellik bağının bulunmadığını, hayatın olağan akışı çerçevesinde bakıldığı zaman müvekkilinin hak ettiği miktarın hükmedilen kadar olmadığını beyan ederek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya sundukları itiraz ve beyanlara değinilmediğini, neden kabul edilmediğinin de açıklanmadığını, dönemsel asgari ücrete göre nafaka miktarının oranlanarak artış yapılmasının uygun olmadığını, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebini kabul etmediklerini, bir hesaplama yapılacak ise kazanç unsurunun ancak hükmedilen nafaka üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini, müteveffanın bakiye ömrü ile sınırlı olarak başvurucunun destek süresi belirleneceğini, başvurucunun destek süresi müteveffanın muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar işleyeceğinden başvurucu 69 yaşına geldiğinde destek süresi sona ereceğini, hesaplamanın davacının 69 yaşına geldiğinde sona ereceği şekline göre yapılması gerektiğini beyan ederek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...Somut olayda davacı eski eş ... ile müteveffa Abdurrrahman'ın 31.05.2016 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile ayrıldıkları, bu karar ile destek olgusunun sona erdiği, boşanma kararından sonra tarafların yeniden bir araya gelerek aralarında eylemli ve gerçek bir bağın kurulduğunun da usulüne uygun kanıtlanamadığı dikkate alındığında davacı eski eş lehine talep edilen maddi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur” gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; nafaka alacaklısının destek gören konumunda olduğunu, nafaka ödeyen desteğin ölümünden sorumlu olanlardan destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı bulunduğunu, boşanmadan sonra da diğer eşe bakmaya devam edilmesinin mümkün olduğunu bu durumunda destek ilişkisinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, müteveffanın müvekkilline destek olduğu hususunda şüphe bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; çift taraflı trafik kazasında desteğini kaybeden eski eşin kazaya karışan ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) yapılan davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49, 51, 53 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları .
3. Değerlendirme Davacı vekili, davacı ile davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ...'nin boşanmış olduklarını ancak davacıya müteveffanın Mahkemece hükmedilen yoksulluk nafakasını ödemekte olduğunu bu nedenle müteveffanın vefatı ile davacının desteğini yitirdiğini iddia ederek tazminat talep etmiştir. TBK'da sözü geçen destek kavramı miras hukukuna dayalı bir hukuki ilişkiyi değil, eylemli bir durumu ifade eder. Bu nedenle miras veya hısımlık ilişkisiyle ve nafaka hükümlerine dayanmaz, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın 53 üncü maddesinde "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Davacı ... her ne kadar kazada vefat eden ... 'den boşanmış ise de bu boşanma nedeniyle yoksulluğa düştüğünden lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği, ölüm anında nafaka almaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda fiilen destek aldığı ve yoksulluk nafaka borçlusu ...' nin vefatı nedeniyle desteğini kaybettiği kabul edilmeli ve davacı lehine fiilen almakta olduğu nafaka miktarı gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmelidir. Bu yön gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine
gönderilmesine,24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.