Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10094 E. 2023/4856 K.
Konu: Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10094
- Karar No
- 2023/4856
- Karar Tarihi
- Konu
- Destekten Yoksun Kalma Sebebiyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1679 Esas-2020/1650 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/Davacının İstinaf Talebinin Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/86 Esas-2018/261 Karar
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2016 tarihinde davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın davacının desteği yaya ...’e çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında desteğe tam kusur verildiğini, kusur incelemesinin mahkemece yapılması gerektiğini belirterek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 ncı maddesi gereğince şimdilik 500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili tarafından zorunlu mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle tazminat talebinde bulunulması üzerine hasar dosyasının açıldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığından tazminat talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyada alınan ilk raporda desteğin asli ve tam kusurlu bulunduğu, davacının itirazı üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı 05.01.2018 tarihli rapora göre trafik kazasında yaya konumundaki desteğin park halinde bulunan aracın önünden aniden yol kaplamasına girdiği, sürücünün görüşüne kapalı alandan çıktığından sürücünün reaksiyon süresi içinde fren ve direksiyon tedbirinde bulunamayacağı, desteğin %100 kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı, sigortalısının kusuru bulunmayan davalı ... şirketinden dava konusu trafik kazası nedeniyle ... sigortası poliçesi kapsamında tazminat talep edilemeyeceği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, davacının eşi olan yayaya davalıya sigortalı aracın çarptığını, kaza tespit tutanağında fren izi tespit edilmediğini, sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığını, olay yerinin yerleşim yeri ve araçların park ettiği, yaya geçişi olan bir yer olduğunu, kamyon sürücüsünün bu durumu gözetmediğini, aracın yük durumu ve teknik özelliklerine göre trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre araç kullanması gerektiğini, 2918 sayılı KTK.nın 52/b ve 101/b maddelerine aykırı davrandığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sürücünün hiçbir şekilde fren ve direksiyon tedbiri almadığının dikkate alınmadığını, yayaya çarpma, durma mesafesi ve hızının hesaplanmadığını, sürücünün kusurlu olduğunu, Karayolları Fen Heyetinden seçilecek bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı ve dosyada alınan bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana geldiği yerin E-90 karayolu olduğu, yolun sağında park etmiş tırın bulunduğu, davacı desteğinin park halindeki tırın önünden yola çıktığı sırada davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücünün çarpmasına maruz kaldığı, çarpma noktasının yolun sağına 4 metre olduğu ve aracın çarpma noktasından sonra 20 metre uzaklıkta durduğu ve bilirkişi raporları ile araç sürücünün hızının mahal şartlarına uygun olduğunun ve yayanın park halindeki çekicinin önünden yola çıkması nedeniyle sürücü tarafından fark edilse de alabileceği önlem olmadığının belirtilmesi nedeniyle kusur dağılımının olayın oluşuna uygun olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya desteğe çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi.
3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kazanın oluşuna ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen her iki uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.