Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20258 E. 2023/592 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20258
Karar No
2023/592
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/337 Değişik İş, 2021/337 Karar SAYISI : İHK-2021/11578 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine SAYISI : K-2021/18266 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 07.11.2012 tarihinde davalı ... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan aracın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 109.451,79-TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; özellikle talebin zamanaşımına uğradığını savunarak başvurunun reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; öncelikle 7226 sayılı kanunda yer alan sürelerin durmasına ilişkin kanun hükmü uyarınca henüz zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacının mevcut %6 maluliyeti ile %100 kusur durumuna göre talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulüyle, 109.451,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak başvurana verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartı eksikliğinden davanın reddi gerektiğini, ödeme süreci dolmadan başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurmak sureti ile doğru mevzuata göre düzenlendiği, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davacının sürücünün çocuğu olması nedeni ile hatır taşıması indirimi uygulanamayacağı, yine kaza tespit tutanağında başvuranın emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olduğundan müterafik kusura ilişkin indirim uygulanamayacağı, faiz ve vekalet ücretine ilişkin itirazların yerinde olmadığı gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartı yokluğu nedeni ile başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvurucunun gerekli evrakları sunmadan başvuruda bulunduğunu, başvurunun, alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun yanlış olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kendilerinin sadece gerçek zararı ödemekle yükümlü olduklarını, hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının ya da gelir bağlanıp bağlanmadığının ilgili kurumdan sorulması gerektiğini, başvurucunun kaza sırasında emniyet kemeri takmaması ve çocuk koltuğu bulunmaması nedeni ile hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, alacağa 16/10/2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yargılama sonunda hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maktu ücretin altına düşmemek kaydı ile beşte bir oranında belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili, araçta çocuk koltuğu bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyetince, başvuranın emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu anlaşıldığından maluliyet ile emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağı olduğuna ilişkin bilgi olmaması nedeni ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti başlıklı 150. maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Somut olayda; kaza tespit tutanağında kaza tarihinde 4 yaşında olan davacının bulunduğu araç içerisinde çocuk bağlama sisteminin kullanılıp kullanılmadığı anlaşılamamaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesine göre olay tarihinde 4 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sistemi kullanılması; yönetmelikte belirtilen özel şartları taşımaması halinde emniyet kemeri takılı olacak şekilde arka koltukta yolculuk yapması gerektiği açıktır. Dosya içerisindeki belge ve bilgiler dikkate alındığında, davacının kaza tarihinde dört yaşında olduğu ve kazanın gerçekleştiği sırada arka koltukta olduğu dikkate alındığında, araç içerisinde yolculuk yaparken yönetmelik maddesinde açıklandığı üzere özel donanımlı tertibatla taşınıp taşımadığının araştırılarak değerlendirilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusura ilişkin değerlendirmenin yalnızca emniyet kemeri açısından yapılması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20258, K. 2023/592, T. 18.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20258-e-2023-592-k-719600edd28a