Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19551 E. 2023/6596 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19551
Karar No
2023/6596
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/944 E., 2021/741 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/97 E., 2020/123 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının davacı tarafından hak sahiplerine ödenmesinden dolayı haksız fiil sorumlularına yönelik rücuen alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.01.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davacıların desteği olan tescilsiz araç sürücüsünün vefat ettiğini, hak sahiplerine yapılan icra takibi sonrasında 264.424,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı kurumca, desteğin kazada kusurlu olmasından dolayı haksız fiil sorumlularına rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle Ulukışla İcra Müdürlüğünün 2017/67 Esas sayılı dosyasına borçluların yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle alacağın % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, 264.424,72 TL' nin müvekkili kurumun ödeme tarihi olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ... Hesabının tescilsiz araç sürücüsü ...'ın 31.01.2015'te geçirdiği kaza sonucu vefat etmesi sebebiyle Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2017/911 Esas Sayılı dosyasına 264.424,72 TL ödendiğini, araç sürücüsü olan müteveffanın, poliçe yaptırma yükümlülüğü bulunmadığını, rücunun ancak araç sahibine yapılabildiğini, aracın tescilsiz olmasının mülkiyetinin müteveffa üzerinde olduğu anlamına gelmemekte olduğunu belirterek aracın malikinin tespit edilmesi ve malike rücu edilmesi gerektiğinden davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna 26.02.2015 tarihinde ... aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulması üzerine, Komisyon'un 10.07.2015 tarihli kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda kendi kusuru ile vefat eden sürücünün yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edildiğinden başvuru sahiplerinin talebinin kabulüne, 264.424,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıdan tahsiline karar verildiğin işbu karar esas alınarak davalılar tarafından davacı aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde ... tarafından davalılara toplamda 18.05.2017 tarihinde 264.424,72 TL ödendiği, bu durumda davalıların zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan destekten yoksun kalma tazminatı talebi nedeniyle davalılar desteğinin kazadaki kusurunun davalılara yansıtılamayacağını desteğin idaresindeki aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmadığı için davacı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafından ödeme yapılmış olması halinde davalılara rücu imkanının bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 31.05.2015 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan tescilsiz aracın sürücüsü ...'ın yaptığı kaza neticesinde vefat ettiğini, vefat edenin hak sahiplerinin müvekkili kurum aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduklarını ve ... Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 18.04.2017 tarih ve 2016/41698 Esas sayılı hakem kararı ile müvekkili kurumun tazminat ödemesine karar verildiğini, bu kararın icra takibine konu edildiğini ve müvekkili kurum tarafından ilgili icra dairesine 18.05.2017 tarihinde 264.424,72 TL ödenmek durumunda kalındığını, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca ödenen tazminatın KTK ve ... yönetmeliği uyarınca Güvence Hesabının zararına neden olan aracın kusurlu sürücüsüne, işletenine ve diğer sorumlulara kusurları oranında rücu etme hakkı tanındığını, buna göre müvekkili kurumun, kaza tarihinde sigortasız aracın sürücüsü ölü ... mirasçılarından rücu hakkı doğduğunu, mahkeme kararında hukuki değerlendirmeyi eksik, hatalı ve yanlış yaptığını, kararda bahsedilen kararın sigorta şirketleri ve ... aleyhine açılan tek taraflı kazalarla ilgili üçüncü kişi sıfatıyla destek tazminatı talebinde bulunanlar tarafından açılan davalara ilişkin olduğunu, destek tazminatı talebinde bulunmak için mirasçı olmanın şart olmadığını, davacı ... Hesabının bu sebeple yapmak durumunda kaldığı ödemenin kusurlu araç sürücüsü olan ölü ... mirasçılarından rücusuna ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı kanun) 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9/b maddesi gereğince; Güvence Hesabının hak sahiplerine ödeme yapmakla yükümlü olduğu, yine aynı yasa ve yönetmelikte Güvence Hesabının yaptığı ödemeler dolayısıyla zarar sorumlularına karşı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi; ... Yönetmeliğinin 16 ve 17 inci maddeleri uyarınca rücu hakkı bulunduğu, anılan düzenlemeler ile Güvence Hesabının, yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara yani aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı bulunduğu, buna göre, davacının, ödediği tazminatı zarar sorumlusuna rücu hakkı bulunmakta olup somut olayda motosiklet sürücüsü olan ...'ın vefat etmesi sebebi ile davalıların, zarar sorumlusu olan murisin mirasçısı sıfatı ile anılan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, destek alacaklısı kavramı ile mirasçı kavramları farklı olup, destekten yoksun kalma talepli davada davalılar mirasçı sıfatı ile değil 3. kişi sıfatı ile destekten yoksun kalma davasının tarafı olarak yer almakta iken eldeki bu davada, zarar sorumlusunun mirasçısı sıfatı ile yer almakta oldukları, davalıların 3. kişi sayılacağı, bu nedenle desteğin kusurunun davalılara yansıtılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, davalıların asıl alacak ve işlemiş faize yönelik itirazının haksız olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.10.2020 tarihli, 2017/97 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince yeniden tesisine, davanın kabulüne, davalıların Ulukışla İcra Müdürlüğünün 2017/67 Esas sayılı dosyasında yapılan takipte 264.424,72 TL asıl alacak ve 521,60 TL işlemiş faize yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likid nitelikte olmadığından koşulları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle birlikte mirasın hükmen reddinin mevcudiyeti halinde müvekkillerin mirasçı sıfatı mevcut olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu hususun inceleme konusu dahi yapılmadığından kararın bozulması gerektiğini, araç sürücüsü olan müteveffanın, poliçe yaptırma yükümlülüğü bulunmamakla birlikte ancak araç sahibine rücu edilebileceğini, aracın tescilsiz olmasının mülkiyetinin müteveffa üzerinde olduğu anlamına gelmediğini, aracın malikinin tespit edilerek malike rücu edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu, araç sürücüsü olan davalıların desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalanlara davacı kurum tarafından ödenen tazminatın desteğin kusurlu olmasından dolayı rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası, ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19551, K. 2023/6596, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-19551-e-2023-6596-k-6de009fe91db