Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19134 E. 2023/13323 K. – Rücuen Tazmina
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/19134
- Karar No
- 2023/13323
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/632 E., 2021/760 K. DAVA TARİHİ : 02.11.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü, istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/727 E., 2021/99 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı aracın dava dışı sevk ve idaresindeyken meydana gelen 06.02.2017 tarihli kazada, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan 'ın vefat ettiğini, ölenin eşi ve dört çocuğunun destekten yoksun kaldığını, bu kişilere davacı ... şirketi tarafından 16.03.2017 tarihinde toplam 213.901,03 TL ödeme yapıldığını, kazanın sigortalı araç sürücüsü alkollü iken gerçekleştiğini ve üçüncü kişilere yapılan ödemenin ZMMS Genel Şartlar'ın B.4 maddesi uyarınca sigortalıdan rücuen tazmini gerektiğini ileri sürerek 213.901,03 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın sicilde davalı adına kayıtlı ise de aracın gerçekte sürücü tarafından işletildiğini, buna göre davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kazada vefat eden 'ın sigortalı araçta hatır için taşındığını, sürücü ile birlikte alkol aldıktan sonra birlikte yolculuk ettiklerini, ölenin müterafik kusurunun bulunduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda araştırma yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın açıldığı Samsun 2. Tüketici Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ve 2017/748 Esas, 2019/281 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/727 esasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işleten sıfatını taşıyıp taşımadığı ile arasındaki iç ilişkiye ait bir sorun olup, sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalının sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü olduğu, davalının, bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı, rücu koşullarının olup oluşmadığına gelince Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması sebebiyle sigortalısına rücu edebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin rapor ile saptanmış olması gerektiği, davalıya ait aracın davacı ... şirketine 18.01.2017-2018 tarihleri arasında (ZMSS) ile sigortalandığı ve 06.02.2017 tarihli trafik kazasının münhasıran sigortalı araç sürücü'ın kusuru ve alkolün etkisi ile gerçekleştiği, Genel Şartlar'ın B.4 üncü maddesinin (c) bendindeki koşulun gerçekleştiği ve sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan'ın vefat ettiği ve desteğinden yoksun kalan eşi ve çocuklarının oluşan destek zararlarının toplam 239.929,60 TL olduğu, davacı 213.901,03 TL ödeme yapmış ve bu tutarın rücusunu talep etmiş olup ödenmesi gerekli tazminat tutarının davacının ödediği tazminat tutarının üzerinde olduğu, tazminatın azaltılmasını gerektirir sebeplerin var olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmekte olup, davalı vekilinin de 30.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde hatır taşıması def'inde bulunduğu, davalının hatır taşıması def'inin süresinde olduğu, destek 'ın, gezmek ve vakit geçirmek maksadıyla sigortalı araca bindiği ve araç sürücüsü ve diğer arkadaşı ... ile birlikte bir süre gezdikleri, birlikte alkol aldıkları ve kazanın anlatılan olay örgüsü içinde gerçekleştiği, desteğin sigortalı araca kendi isteği ile binip araçta hatır için taşındığı, desteğin, alkollü olduğunu bildiği halde 'ın idaresindeki araca binip gezinti yapmasında müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre toplam tazminat miktarı (329.929,60 TL) üzerinden öncelikle %20 hatır taşıması indirimi yapılmalı ve ortaya çıkan miktar üzerinden (191.943,68 TL) bu kez de %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak (153.554,94 TL) sonuca gidilmesi gerektiği, (Bkz: Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2019 tarih ve 8590/3686 sayılı kararı) rücu edilebilecek toplam tutarın 153.554,94 TL olduğu, sigortalı aracın kamyonet ancak kullanım amacının yük nakli - hususi olduğu nazara alınarak yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedildiği, davanın kabul edilen kısmı yönünden davacı yararına vekalet ücretine hükmedildiği, reddedilen kısım TBK'nun 51 inci ve 52 ici maddelerine uygun olarak takdire bağlı reddedildiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiği, aynı sebebe bağlı olarak, yargılama giderlerinin tamamının davalıya yüklendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.554,94 TL'nin 16.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hatır taşımacılığı yapılmadığı, müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olup aksi kabul edilse bile indirim oranının fahiş olduğu, hükmedilen faiz türünün hatalı olduğu, reeskont faiz ya da avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sözlü yargılamaya geçildiğine ilişkin ihtarat yapılmadan karar verildiği, keşif yapılarak hüküm oluşturulması gerektiği, davalının gerçek işleten olmaması nedeniyle husumetten reddi gerektiği, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, kusur dağılımının hatalı yapıldığı, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin toplam miktardan değil ödenen miktardan yapılması gerektiği, hesaplamanın PMF Yaşam Tablosu ile yapılması gerektiği, anne ve baba için yapılan ödemelerin araştırılması gerektiği, reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve re'sen ele alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki açıklamalarına tekrarla usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki açıklamalarına tekrarla usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle dava dışı üçüncü kişilere ödenen tazminatın alkol sebebiyle davalı sigortalısından rücu talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B.4 maddesi (c) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hatır taşımacılığı yapıldığının anlaşılmasına, ölenin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binerek zararın artmasına katkı sağladığının anlaşılmasına, araç kullanım şeklinin hususi olduğu gözetildiğinde yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğinin bilirkişi raporu ile anlaşılmasına, sigortacının sigortalı davalıya rücu imkanının bulunmasına, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin ölenin eş ve çocuklara ödenen toplam tazminat tutarından (239.929,60 TL) düşülerek sonuca gidildiğinin anlaşılmasına, reddedilen kısım 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddelerine uygun olarak takdire bağlı reddedildiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.