Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18428 E. 2023/6275 K. – Kurum Zararı

Konu: Kurum Zararı Nedeniyle Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18428
Karar No
2023/6275
Karar Tarihi
Konu
Kurum Zararı Nedeniyle Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1181 E., 2021/563 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü-İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/180 E., 2017/526 K. Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hekim tarafından ameliyat edilen dava dışı Engin Işık isimli hastanın malul kalması nedeniyle hizmet kusuru işlendiği iddiası ile davacı Bakanlık aleyhine İstanbul 1. İdare Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu idari yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen 20.10.2010 tarihli ve 2004/1940 Esas, 2010/1546 Karar sayılı ilama dayalı icra takibi neticesinde, davacı kurum bütçesinden icra dosyasına 125.922,30 TL ödendiğini belirtilerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile 125.922,30 TL kurum zararının ödeme tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı hekimin kişisel kusurunun olmadığını, davalının eylemi ile oluşan kurum zararı arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Genel Kurulu'nun 17.05.2016 tarihli raporuna göre dava konusu olayda davalının 1/8 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, davacı kurum tarafından ödenen 125.922,30 TL'nin 1/8'i oranında hesaplanan 15.470,29 TL tazminatın davalı hekimden rücu edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.470,29 TL tazminatın ödeme tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı hekim tarafından doğru teşhis konularak gerekli tedavinin uygulanmadığını, bu nedenle davalının 6/8 oranında kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Genel Kurulu raporuna göre 1/8 oranında davalının kusurlu olduğu belirlemesinin yerinde bulunmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davaya konu olay nedeniyle ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Adli Tıp Genel Kurulundan alınan 17.05.2016 tarihli kusur raporunda davalının 1/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan bu raporun gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, dava dışı zarar gören tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacı idare tarafından takip dosyasına ödenen 125.922,30 TL'den davalının kusuruna tekabül eden 1/8'i oranında hesaplanan 15.470,29 TL tazminat miktarının davalıdan rücu edilmesi mümkün olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesine bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, ceza dosyasında alınan 15.08.2023 tarihli rapora göre davalının 6/8 oranında kusurlu olduğunu, davacı tarafından ödenen 125.922,30 TL'nin davalı hekimden rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kusurlu tıbbı müdahale sonucu hizmet kusuru nedeniyle dava dışı hastaya ödenen tazminatın davalı hekimden rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7406 sayılı Kanun 14 üncü maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek maddede 18, 7046 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü madde. 3. Değerlendirme 1.Resmi Gazete'de 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü maddesi “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, davalı ...’nın olay tarihinde Çatalca Devlet Hastanesinde hekim olarak görev yaptığı, dava dışı Engin Işık isimli hastanın maluliyetine ilişkin hizmet kusuru olduğundan bahisle davacı ... aleyhine İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 2004/1940 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, idare mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, ilamlı icra takibi sonucunda davacı Bakanlığın icra dosyasına 125.922,30 TL ödeme yaptığı, eldeki davanın ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen yasal düzenleme gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi, başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. BAM kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozmaya kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18428, K. 2023/6275, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18428-e-2023-6275-k-38527f9f716d