Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18346 E. 2023/13111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18346
- Karar No
- 2023/13111
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/2206 E., 2015/1675 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 28.10.2012 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu aynı araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocuğu ...'in vefat ettiğini, davalı ... tarafından zararlarının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mahkemece verilen 26.05.2015 tarihli ara karar uyarınca iki haftalık kesin süre içinde delil avansını yatırmadığı, kusur ve hesap raporu alınmadan karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen 26.05.2015 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafa kesin süre verildiğini, ancak verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.10.2012 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalan davacı anne/babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 94 üncü maddesi ve 324 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. 6100 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinde düzenlenen delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade etmekle birlikte delil avansının yatırılmaması halinde o delilden vazgeçilmiş sayılır. Somut olayda; davanın 28.10.2012 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyada mevcut kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza yargılaması sırasında alınan 22.11.2012 tarihli ve 28.01.2013 tarihli kusur raporlarına göre de davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğunun anlaşıldığı, 26.05.2015 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı gereğince kusur bilirkişisinden rapor alınması ve 6 nolu ara kararı gereğince hesap bilirkişinden rapor alınması yönünde karar verildiği, 8 nolu ara kararında da 400,00 TL kusur bilirkişi ücreti, 400,00 TL hesap bilirkişi ücreti ve 100,00 TL rapor tebliğ masrafı ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 900,00 TL delil avansından peşin ödenen 70,00 TL nin mahsubu ile bakiye 830,00 TL delil avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafın kesin süre içinde kusur ve hesap bilirkişi ücreti ile rapor tebliğ masrafları yönünden ara kararı yerine getirmediği; Mahkemece, davacı vekilinin kusur ve hesap bilirkişi raporu delilinden vazgeçmiş sayıldığı, mevcut dosya kapsamı itibarıyla kusur ve hesap bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki mevcut belgelere, kaza tespit tutanağına ve ceza dosyasına göre davacıların desteğinin yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca hâkim tarafından verilecek kesin sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması gerektiği göz önüne alındığında; davacıların desteği yolcu olduğundan kazada kusurunun bulunmadığı ve davalı taraf sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmakla somut olayda, kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davacı taraf yönünden usulüne uygun şekilde ara karar kurularak kesin süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. V. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi