Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18285 E. 2023/10919 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölümden Kaynaklanan Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18285
Karar No
2023/10919
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Ölümden Kaynaklanan Manevi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/559 E., 2021/595 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/580 E., 2018/750 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalılar ..., ... vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan muris ...'ın yolcu olduğu araç ile davalılardan ...'in maliki, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın 25.05.2015 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların murisinin hayatını kaybettiğini, kazaya davalı ...'in kusurlu eyleminin neden olduğunu, geride kalan davacıların yaşadığı acı, elem ve manevi zarar nedeniyle davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın olay tarihi dikkate alındığında zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dosyadaki tüm evraklar ile birlikte kusur raporu alınması gerektiğini, kazanın meydana geldiği tarihte havanın yağışlı olduğu ve davalı ...'in hızlı olmadığının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davacıların murisinde emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, meydana gelen zararın murisin yolcu olduğu aracın eski ve muayenesiz oluşuyla birlikte ağırlaştığını, davalılardan ...'in aracın kaydi maliki olduğunu, teknik olarak işleten ya da aracı kullanan kişi olmadığını, davalılardan ...'in kazada ciddi şekilde yaralandığını, yaşanan olayların psikolojisini bozduğunu, davacıların avans faizi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak ölçüde fazla olduğunu, davacılara araçların zorunlu trafik sigorta şirketlerinden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve yapılmış olması halinde mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza yargılaması sonucu davalı ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 17.12.2015 tarihli kusur raporunun esas alınması gerektiği, buna göre davalı ...'in meydana gelen kazada hatalı sollama yaparak alkollü şekilde bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, birden çok kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle tam kusurlu olduğu, davalılardan ...'in aracın maliki olduğu ve bu nedenle sorumlu olduğu, olay tarihi, olayın oluş şekli, davacıların kusursuz oluşu ve diğer ilkeler gözetildiğinde talep edilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.05.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı def’inin incelenmediğini, davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ...’in asli ve tam kusurlu olduğu belirtilerek ceza dosyasına sunulan 17.12.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarının ve ceza dosyasındaki kusur durumunun hukuk hakimini bağlamayacağını, tazminat dosyasında kusur durumuna ilişkin yeniden inceleme yapılması gerekirken yerel mahkemece kusur durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, ...’ in yanında yolcu olarak bulunan ...’un tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, müteveffa ...’ın içinde bulunduğu aracın Tofaş Fiat marka 1984 model bir araç olup, aracın muayenesinin 19.04.2009 tarihinde sona erdiğini, aracın eskiliği ve muayenesiz oluşu sebebiyle zararın ağırlaştığını, kazanın oluş şekli nazara alındığında müteveffa ...’ın emniyet kemerinin takılı olmadığının sabit olduğunu, davalılardan ...'in kazada ciddi şekilde yaralandığını, yaşanan olayların psikolojisini bozduğunu, ... yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk halinin kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacılara araçların zorunlu trafik sigorta şirketlerinden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve yapılmış olması halinde mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, davalı sürücünün 1.85 promil alkollü olarak bilinçli taksirle kazaya neden olduğunun anlaşılması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın şekli olarak verildiğini ve gerekçesiz olduğunu, zamanaşımı def’inin incelenmediğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ...’in asli ve tam kusurlu olduğu belirtilerek ceza dosyasına sunulan 17.12.2015 tarihli Adli Tıp raporunun kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarının ve ceza dosyasındaki kusur durumunun hukuk hakimini bağlamayacağını, tazminat dosyasında kusur durumuna ilişkin yeniden inceleme yapılması gerekirken yerel mahkemece kusur durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, ...’ in yanında yolcu olarak bulunan ...’un tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, müteveffa ...’ın içinde bulunduğu aracın Tofaş Fiat marka 1984 model bir araç olup, aracın muayenesinin 19.04.2009 tarihinde sona erdiğini, aracın eskiliği ve muayenesiz oluşu sebebiyle zararın ağırlaştığını, kazanın oluş şekli nazara alındığında müteveffa ...’ın emniyet kemerinin takılı olmadığının açık olduğunu, davalılardan ...'in kazada ciddi şekilde yaralandığını, yaşanan olayların psikolojisini bozduğunu, ... yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk halinin kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacılara araçların zorunlu trafik sigorta şirketlerinden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve yapılmış olması halinde mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan muris ...'ın yolcu olduğu araç ile davalılardan ...'in maliki, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın 25.05.2015 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların murisinin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 109 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, davalı sürücünün kusurlu davranışı, bilinçli taksirle davaya konu eylemi gerçekleştirdiğinin ceza yargılamasında sabit olması, olayda 1.85 promil alkollü olması, davacıların desteğinin karşı araçta yolcu konumunda olması, kaza ile ilgili herhangi bir kusurunun olmaması, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağına göre belirsiz olması, ancak aracın sürücüsünün takılı olduğu yönündeki olaydan hemen sonraki beyanı ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18285, K. 2023/10919, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18285-e-2023-10919-k-8a2ae953bf08