Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18114 E. 2024/357 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18114
- Karar No
- 2024/357
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/4621 E., 2021/381 K. DAVA TARİHİ : 04.08.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/331 E., 2018/211 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı .... yetkilisi ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... yetkilisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kemal Yapı Ltd. Şti yetkilisi ... ile davacı arasında yapılan ilki 27.02.2009, sonuncusu 19.02.2016 tarihli sözleşmeler uyarınca davacının şirket yetkilisinden alacaklı olduğunu, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4207 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlu şirketin ticaret odasında kayıtlı adresine hacze gidildiğini, şirketin taşınması nedeniyle haczi kabil mal bulunamadığını, ancak davalı borçlu şirket adına kayıtlı bulunan 901 ada 107 parselde kayıtlı 2 numaralı bağımsız bölümün 13.01.2016 tarihinde davalı ...'a devredildiğini, bu kişinin şirketin sahibi olan ...'ın eşi olduğunu, şirketin alacaklılardan mal kaçırmak için davaya konu edilen taşınmazı 10.000,00 TL'ye devrettiğini, satış bedelinin çok düşük olduğunu, bu hususların yapılan temliki tasarrufların muvazaalı olarak yapıldığının delili olduğunu beyan ederek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket; davaya cevap vermemiştir. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ve takip borçluları arasında 2009 yılına dayalı borç alacak ilişkisi olduğu, borç doğumunun tasarruftan önce mevcut olduğu, satın alan davalı ...'ın, şirket yetkilisi ve takip borçlusu ...'ın eşi olduğu, tasarrufun iptale tabi olduğu gerekçesiyle Ümraniye ilçesi,Namık kemal mah. Kireçhane mevkiinde kain, 901 ada, 107 parselde kayıtlı, 2 nolu 2.bodrum katta bulunan taşınmazın, Ümraniye tapu müdürlüğünün 13.01.2016 tarih 1143 yevmiye no'lu davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptaline, davacıya ... 20 İcra Müd. 2017/4207 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerini karşılamak üzere icra takip yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... yetkilisi ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı .... yetkilisi ... istinaf dilekçesinde; tasarrufa konu gayrimenkulün dava dışı ....'ne ait olduğunu, bu gayrimenkulün dava dışı ...'a satıldığını ve Kemal Akçay'a ait mal olmadığından tasarrufun iptali davasına konu edilemeyeceğini, deliller toplanmadan tek taraflı delil incelemesi sonucu karar verildiğini, bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, takip konusu borcun tasarruf işleminden sonra doğduğunu, bono üzerindeki kaşenin sahte olduğunu, buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve 2018/26677 soruşturma nolu dosyanın halen derdest olduğunu bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan sözleşmelerin davacı ile dava dışı ... arasında imzalandığını ve ...'ın şahsi borcundan dolayı şirketin sorumlu tutulamayacağını, ... ile şirket arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını, alım satımın yasal ve meşru olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borcun doğum tarihinin taraflar arasında yapılan ilk sözleşme tarihi 27.02.2009 tarihi olduğu, alacağın gerçek olduğu ve takibin kesinleştiği, tasarrufun bu tarihten sonra 13.01.2016 tarihinde yapıldığı, ...' ın, davalı borçlu ....'nin müdürü olduğu, nüfus kaydına göre ... ile davalı ...' ın evli oldukları, bu durumda davalı ...' ın borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davalı ....'in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... yetkilisi ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .... yetkilisi ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi ..., taşınmazı devreden davalı borçlu ....'nin yetkilisi ... ile evli olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlu şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı .... yetkilisi ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı .... yetkilisi ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ....'ne yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.