Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17185 E. 2023/10153 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17185
Karar No
2023/10153
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/548 E., 2021/447 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine /Davacı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1060 E., 2019/1013 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.07.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak malul kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını ileri sürerek 100,00 TL geçici iş göremezlik 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, geçici iş göremezlik döneminin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın a.6.k maddesi gereğince geçici iş görmezlik taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları a.2. maddesinin (d) bendinde tanımlanan zarar kavramı içerisinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı düzenlenmediğini, ayrıca a.5. maddesinde kapsama giren teminat türleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının yer almadığını, bu sebeple geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi; meydana gelen olayda araç sürücüsü olan müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin motorlu taşıtlara ayrılan karayolunda sinyal vermek ve nizami davranmak suretiyle sağa dönmek isterken davacı tarafından aracına çarpıldığını, ayrıca davacının hiçbir koruyucu önlem ve güvenlik tedbiri olmaksızın ve hatta ehliyeti bile olmadan trafiğe çıktığını, bu nedenle kendi kusuruna istinaden tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının olayda tam kusurlu olması nedeni ile zararının sigortalı araç sahibi ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalıların gerek maddi gerek manevi tazminat talepleri yönünden tazmin sorumluluklarının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza yargılamasında davalı ...'in tali kusurlu kabul edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...mahkemece hükme esas alınan; Karayolları Fen Heyeti tarafından hazırlanan 15.08.2019 havale tarihli kusur bilirkişi raporuna göre; davacı sürücü ...'in kendi şeridinde seyretmediği, banketi takiben olay yerine geldiğinde akaryakıt istasyonuna sağa dönüş yapan otomobilin sağ yan kısmından çarparak kazaya sebebiyet verdiği olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 54/1-a maddesinde düzenlenen geçme ve geçilecek araçların solundaki şeritten geçme kuralını ihlal ettiği, öte yandan banketlerden yararlanmak suretiyle araç kullanmanın yasak olduğu dikkate alındığında davacının % 100 kusurlu olduğuna ilişkin kusur tespiti yerinde görüldüğünden, mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza yargılamasında aldırılan bilirkişi raporunda davalının kusurlu olduğunun belirtildiği ve mahkumiyetine karar verildiğini, davacının değil davalı sürücünün hatalı manevra yaptığını ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ve 54 üncü madlersi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıların işleten/ sürücüsü ve trafik sigortası bulunmadığından sorumluluğunu temin edeni olduğu aracın, davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazada tam kusurlu olduğu iddiasıyla davalılara husumet yöneltmiş; İlk Derece Mahkemesi tarafından, 15.08.2019 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti tarafından düzenlenen raporda davacı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, davacının geçme kurallarına aykırı davranışının kazada asli etken olduğu görüşü bildirilmişse de olaya ilişkin ceza yargılamasında "davalı sürücü Bekir'in sinyal vermeden sağdaki benzinliğe dönüş yaptığı" şeklinde kesinleşen maddi olgunun kusur değerlendirmesinde dikkate alınmadığı görülmektedir. Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. Somut olaya ilişkin ceza davasında alınan 01.10.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı sürücünün sağdaki benzinliğe dönüşü sırasında sinyal vermediği için tali kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiş, ceza mahkemesi tarafından hükme esas alınan bu rapora göre davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kabulüyle verilen mahkumiyet kararı istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir. Bu itibarla; davaya konu kazanın oluş biçimi ile davalının "sinyal vermeden sağa dönüş yaptığı" şeklindeki maddi olgu kesinleşmiştir. Açıklanan nedenlerle; ceza mahkemesinin, davacının malul kalması ile sonuçlanan olayın oluş biçimine ilişkin tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi gereğince, bu tespitteki maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek suretiyle, İTÜ heyetinden cezadaki durum ile mahkemenin hükme esas aldığı rapor arasındaki açık çelişkiyi gideren rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve kararın davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17185, K. 2023/10153, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17185-e-2023-10153-k-74ba927574ce