Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16625 E. 2023/1598 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/16625
Karar No
2023/1598
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2088 E., 2021/193 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/536 E., 2018/215 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2011 tarihinde müvekkili nezdinde trafik sigortalı ve davalı şirketin işleteni, diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü ile karşı araçta bulunan yolcunun yaralandığını, müvekkiline trafik sigortalı aracın sürücüsü olan davalı ... 'ın 142 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, karşı araçta yolcu konumunda olan ... tarafından Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1054 esas sayılı dosyasında açılan davada hükmedilen ve 27.03.2017 tarihinde ödenen tazminatın davalı sürücünün alkollü araç kullanması nedeniyle davalılardan rücuen tahsili gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 187.004,00 TL nin ödeme tarihi olan 27.03.2017 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının rücu hakkı bulunmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan diğer araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu bulunduğunu, sürücünün alkollü olmasının kazanın tek sebebi olmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan kusur raporunda karşı araç sürücüsünün %30 ve davacıya trafik sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusur tespitinin rücuen tazminat istemine dayanak dava dosyasında yapılan kusur tespiti ile örtüştüğü, zarar miktarının 187.004,00 TL olduğu, davalı sürücünün bu zarara alkollü araç kullanarak kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, davalı şirketin araç maliki olarak zarardan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 187.004,00 TL'nin 27.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Gemi İnşa San. ve Tic. A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; kazanın poliçe teminatı dışında kalması için kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmesi ve başka bir etkinin bulunmaması gerektiğini, karşı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu gözetildiğinde davacının rücu hakkı bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesinde belirtilen rücu sebeplerine ilişkin olarak davacı ... şirketinin ancak sigorta sözleşmesinin tarafı hakkında dava açabileceği, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan araç sürücüsüne karşı rücu imkanı bulunmadığı, ancak davalı araç sürücüsü tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı ve kararın bu davalı yönünden kesinleştiği, davalı sigortalı tarafından yapılan değerlendirmede sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmeyeceği, kazaya karışan üçüncü kişiye ait araç sürücüsünün kusurlu olmasının alkolün münhasırlığını ortadan kaldırdığı, ceza dosyasında, rücuya dayanak dosyada ve eldeki yargılama dosyasında alınan kusur raporlarında karşı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği, davacının rücu hakkı bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... İnşa San. ve Tic. A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... İnşa San. Ve Tic. A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, istinaf başvurusunda bulunmayan ve hakkında verilen karar kesinleşen davalı ... yönünden davanın kabulü ile 187.004,00 TL'nin 27.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürücülerin alkollü araç kullanması yasak olup davalı sürücünün %70 oranında kusurlu ve alkollü olduğunu, davalının kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelmediğini ispat etmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir bilirkişi raporu veya hukuki mütalaa alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi gereği dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapan davacı sigortacının ödediği bedelin, alkollü araç kullanımı nedeniyle sigortalısı olan davalı işletenden ve kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünden rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için trafik kazasının münhasıran (salt) alkolün etkisi ile meydana gelmesi ve alkolün dışında bir etkenin kazaya etki etmemiş olması gerekmesi, karşı araç sürücüsünün de kazanın oluşumunda kusurlu olduğunun dosya kapsamındaki bütün kusur raporlarıyla belirlenmiş olması hususları dikkate alındığında davacının davalı sigortalısına karşı rücu hakkının bulunmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16625, K. 2023/1598, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-16625-e-2023-1598-k-c8ba4357572e