Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14728 E. 2023/11108 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14728
- Karar No
- 2023/11108
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1394 E., 2020/1754 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Reddi ve Karar Verilmesine Yer Olmadığı İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/640 E., 2018/883 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Giy. Kon. İnş ve San. Tic. Ltd Şti 'nin 01.12.2015 tarihi itibariyle 6.581.067,93 TL vergi borcu bulunduğunu, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borcunun tahsili amacıyla borçlu aleyhine cebri icra işlemlerine başlanıldığını, ...Giy. Kon. İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçları nedeniyle hakkında malvarlığı araştırması yapıldığını, borçlu adına haczi mümkün kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığı için amme alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, ancak dava konusu 35 V 4646 plakalı aracı 04.11.2013 tarihinde davalı ...'ya sattığını, dava konusu...ilçesi, ...Mah. 138 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazını da amme alacağının ödenmesini engellemek amacıyla 18.04.2014 tarihinde davalı ...'ya 135.000,00 TL bedelle devrettiğini belirterek davalı borçlu ile davalı ... arasına gerçekleştirilen gayrimenkul satışı ile davalı borçlu ile davalı ... arasında gerçekleştirilen 35 V 4646 plakalı aracın satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmazın evveliyattaki sahibi olduğunu, taşınmazın aslında inanca dayalı olarak diğer davalıya devredildiğini, diğer davalının gerçekte bu taşınmaz üzerinden tasarruf yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ...'nın davalı borçlu şirketin borca batık olduğunu bilecek durumda olmadıkları, aracın satış değeri ile gerçek satış değeri arasında ciddi bir oransızlık tespit edilemediği, davalı ...'nın dava konusu taşınmazı rızaen elden çıkartmadığı, taşınmazın inançlı sözleşmeye dayalı olarak davalı şirkete devredildiği, daha sonra da tekrar gerçek maliki davalı tarafından satın alındığı, akabinde de ipotek alacaklısı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu yapılan takip ile davalı ...'nın elinden iş bu dava açılmadan önce çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu edilen tasarruflardan, ...'ya devredilen taşınmazın, borçlu şirketin borcu nedeniyle yürütülen ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takip neticesinde, cebri icra ile satıldığını, bu satıştan bedel kalıp kalmadığı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, aynı taşınmaz borçlu şirket ve davalı ... arasında iki kez satışa konu olup davalı ...'nın borçlunun durumunu bilecek kişilerden olduğunu, dolayısıyla yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, 6183 sayılı yasa gereği açılan tasarrufun iptali davalarında vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini, ...'ya yapılan tasarruf için nispi vekalet ücreti verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümün ipotek alacaklısı Vakıflar Bankasının yürüttüğü ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takip neticesinde ihale ile satıldığı, cebri satıştan sonra kalan para olmadığı, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına kararı vermek gerektiği ve 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 168/2 maddesi gereği maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2018 tarih ve 2016/640 esas, 2018/883 karar sayılı kararının, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesine, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, davalı-borçlu ...Giy. Kon. İnş ve San. Tic. Ltd Şti ile davalı-3.kişi ... arasında yapılan ... ili,...ilçesi, ...Mah. 138 ada, 4 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün satışına ilişkin tasarruf açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı-borçlu ...Giy. Kon. İnş ve San. Tic. Ltd Şti ile davalı-3.kişi ... arasında yapılan ...plakalı aracın satışına ilişkin tasarruf açısından davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacağının ödenmesini engellemeye ve etkisizleştirmeye çalışıldığının açık olup işlemin tarafı olan kişilerin borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli kişiler olduğunu, yargılama esnasında borçlu ile hukuki muamelede bulunan üçüncü kişinin davaya konu gayrimenkulü veya aracı ellerinden çıkarmış olduklarının anlaşılması halinde, bilirkişiler aracılığıyla dava konusu gayrimenkul veya aracın satış tarihindeki değerinin saptanması ile bu bedelin davalılardan tahsiline hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın üzerindeki ipotek borcu nedeniyle cebri icra ile satılıp, 3.kişinin elinde para kalmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kalmasına ve davalı 3.kişi ...'nın davalı borçlu şirketin mali durumu ile ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.