Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14699 E. 2023/11987 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14699
- Karar No
- 2023/11987
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1747 Esas-2021/47 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne İ Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince daha yüksek tazminata hükmedilmiş olup bu karar davalı ... Belediyesi tarafından istinaf edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan yeni hükümde ise tedavi giderlerinin dava konusu edildiğine ilişkin uyuşmazlık tespiti bulunmadığı, davacı vekili tarafından tahkikat aşamasında davacının tedavi giderleri olduğunun belirtilmesi üzerine mahkemece bu hususta da deliller toplanarak hüküm altına alındığı anlaşıldığı, mahkemece dava konusu edilmeyen bir hususta karar verilemeyeceği gibi dava konusu edilmeyen bir husus talep artırım dilekçesi ile talep edilemeyeceği, davacı tarafından dava dilekçesinde ve talep artırım dilekçesinde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen sürücü ve işletenin sorumluluğu yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının da yerinde olmadığı belirtilerek yeniden kurulan hükmün de lehine olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Belediyesi tarafından temyiz edilmesinde hukuki yararı olmadığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2013 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davalı ...’in sürücüsü, (Kapatılan) Ladik Belediye Başkanlığının işleteni olduğu ve davalı ... tarafından sigortalan aracın çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının geçici ve sürekli maluliyeti meydana geldiği gibi aracında da 2.505,00 TL hasar oluştuğunu, Ladik Belediye Başkanlığı'nın kapatılarak tüm hak ve alacaklarının davalı ...'na geçmiş olması nedeniyle davacının zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davacının yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın ve araç hasarı nedeniyle 2.505,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve Sarayönü Belediyesi'nden olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili; ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve deliller toplandıktan sonra verdiği talep artırım ve açıklama dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerinin 100,00 TL'sinin sürekli iş görmezlik, 6.500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 3.400,00 TL'sinin faturalandırılamayan kaçınılamaz tedavi ve bakıcı giderleri olduğunu, geçici iş göremezlik zararlarını 6.816,95 TL'ye, kaçınılamaz giderleri 3.704,00 TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasında müvekkiline ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de kusur oranını kabul etmediklerini, davacının da kusurlu olduğunu, davacının yaralanmasının trafik kazasından meydana geldiğini ve kusur durumunu kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunu kabul etmediklerini, davacının sollama yasağına rağmen sollama yaparak kazaya sebep olduğunu, çarpma noktasının karşı yönden gelen araçlara ait şerit olduğunu, bu durumun dahi iddialarını doğruladığını, davacının kazadan çıkar sağlamak amacında olduğunu, iş güç kaybını kanıtlaması gerektiğini, manevi tazminat talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'na ait aracı sevk ve idare eden davalı araç sürücüsünün %90, davacı sürücünün %10 oranında kusurunun bulunduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığı geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu ve 6.816,95 TL olarak hesaplandığı tedavi ve bakım gideri zararının 3.704,00 TL olduğu, davacı sürücüye ait aracın kaza nedeniyle uğradığı maddi hasarın Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/3 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespitinde 2.505,00 TL olarak belirlendiği, bu bedel üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiği, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla maddi tazminat hususunda sorumluluğunun bulunduğu, kusur oranları nazara alındığında 8.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.520,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olmak üzere) davacıya verilmesine, 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aracın görmüş olduğu maddi hasara ilişkin talebin kısmen kabulü ile 2.254,50 TL maddi hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olmak üzere) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kazanın meydana gelmesinde %10 kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, tüm zararlarının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, diğer yandan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini, raporu hazırlayan heyette davacıda Pulmoner emboli gelişmesine göre göğüs hastalıkları uzmanı da bulunması gerektiğini, davacının akciğer ve solunum yapılmaksızın Adli Tıp Kurumundan alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu, davacının tıbbi belgelerden anlaşılacağı üzere 01.11.2013 tarihinde geçirdiği kazadan sonra bir çok kez muayene olduğunu ve birinci yılın sonunda ameliyat geçirdiğini, 10.02.2015 tarihinde bir takım tetkik ve tedaviler geçirmiş olmasına rağmen sadece 9 ay iş göremezlikten bahsedilmesinin çelişkiye neden olduğunu, ayrıca manevi tazminatın çok yetersiz olduğunu, kararda yeteri kadar harç alındığı belirtilmesine rağmen, davacı tarafından yatırılan peşin harç, tamamlama harcı gibi değeri 1.000,00 TL'nin üzerinde olan yargılama giderlerinden sayılan masrafların davacıya iadesine karar verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde Karayollarının asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin %90 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin bulunmadığını, 9 aylık geçici iş göremezlik süresinin de kesin süre olmayıp azami süre olduğunu, davacının dilekçesinde 6 ay geçici iş göremez kaldığını beyan etmesine göre 6 ay üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep etmesine rağmen haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de hatalı olduğunu, ayrıca ıslah edilen miktara da ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacının hiçbir geliri olmamasına rağmen asgari ücretin baz alınmasının hatalı olduğunu, davacının sadece 30 gün raporu olduğunu ve çalışmasına mani bir durum olmadığını, SGK kayıtlarına göre de hiç çalışmadığının sabit olduğunu, tedavi gideri olan 3.704,00 TL'yi de kabul etmediklerini, miktar itibariyle de fahiş olduğunu, ayrıca tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, 200,00 TL taksi giderinin karar tarihinde dahi alınan bir ücret olmadığını, taksi ücreti faturası da sunulmadığını, tedavi için öngörülen günlük 100,00 TL'ninde 2013 yılı için fahiş olduğunu, günlük 100,00 TL olmasının imkanı olmadığını, 90 gün bakıcı ihtiyacının da 30 gün rapor verilmiş kişi için çok yüksek olduğunu, ceza davası açıldıktan sonra müvekkiline davacının zararını karşılanması için süre verildiğini, davacının 571,00 TL zararın olduğunu belirtmesine göre bu zararın ödendiğini, bu nedenle müvekkili hakkında ceza yargılamasında HAGB uygulandığını, bu göre davacının zararlarının ödenmiş olmasının gerektiğini, manevi tazminatın da fahiş olduğunu, müvekkilinin annesi ve 5 çocuğu ile yaşadığını, davacının zenginleşeceğini, müvekkilinin ise fakirleşeceğini, ayrıca reddedilen tazminat kalemleri yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan kusur ve maluliyet raporlarının dosya kapsamına uygun bulunmasına, bilirkişi raporunun gerekçeli, açıklamalı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, ceza yargılaması sırasında ödenen tedavi giderlerinin muayene fark ücreti, tıbbi malzeme gibi sair faturalı giderlere ilişkin olmasına, aktüer bilirkişi tarafından hesaplananın geçici iş göremezlik zararının asgari ücrete göre yapılmış olmasında usulsüzlük bulunmamasına, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen geçici iş göremezlik süresinin dosya kapsamındaki tedavi evrakları ile çelişen bir durumunun olmamasına, belirlenen manevi tazminatın, kaza tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının meydana gelen yaralanmasına uygun olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, davacının dava dilekçesinde, sürekli ve geçici iş görmezlik zararları olduğundan bahisle dava açtığı, ön inceleme tutanağında da, tedavi giderlerinin dava konusu edildiğine ilişkin uyuşmazlık tespiti bulunmadığı davacı vekili tarafından tahkikat aşamasında davacının tedavi giderleri olduğunun belirtilmesi üzerine mahkemece bu hususta da deliller toplanarak hüküm altına alındığı, mahkemece dava konusu edilmeyen bir hususta karar verilemeyeceği gibi dava konusu edilmeyen bir hususun talep artırım dilekçesi ile talep edilemeyeceği, davacı tarafından dava dilekçesinde ve talep artırım dilekçesinde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen sürücü ve işletenin sorumluluğu yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da yerinde olmadığı gibi, mahkemece reddedilen tazminat kalemleri yönünden kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının da usul ve yasaya uygun olmadığı, davanın açılması sırasında davacı tarafından yatırılan peşin harç, tamamlama harcı ve başvuru harcı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü maddesi kapsamında yargılama gideri olduğundan bu konuda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.520,95 TL maddi tazminatın, davalı ...'ten 6.816,95 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ...'ndan 01.11.2013 kaza tarihinden itibaren ile davalılar AXA Sigorta A.Ş ve ...'ten 21.08.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...'ten talep artırım dilekçesi ile talep edilen tedavi giderlerine ilişkin usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından, davalı ... yönünden, tedavi giderlerine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Belediyesi'nden ve davalı ...'ten 21.08.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aracın görmüş olduğu maddi hasara ilişkin talebin kısmen kabulü ile 2.254,50 TL maddi hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olmak üzere) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 01.11.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, araç hasar bedeli ile manevi tazminat talebine ilişkindir. talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme: 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının temyizi yönünden; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada kapsamında alınan maluliyet tespitine ilişkin adli tıp kurumu raporu ile kusura ilişkin raporun usul ve yasaya uygun olması ve hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları kapsamında belirlenmesine göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'na iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.