Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14681 E. 2023/5041 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14681
- Karar No
- 2023/5041
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/4036 E., 2020/4130 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı İstinafının Esastan Reddi / Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/48 E., 2018/653 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.12.2015 tarihide davacıların eşi/babası ...'nin yolcu olduğu davalı ... şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile gerekçeleşen tek taraflı trafik kazasında davacıların eşi/babasının vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını, davalıya yapılan başvuru sonucu 26.10.2016 tarihinde 123.373,80 TL tazminat ödendiğini, ödenen tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 07.11.2017 tarihli dilekçesi ile talebini toplamda 107.003,83 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin davacılara ve müteveffanın babasına yaptığı 123.373,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi ile başkaca sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ...'nin destekten yoksun kalma talebinin kabulü ile 82.535,13 TL'nin, ... için 13.801,19 TL'nin, davacı ... için 10.667,51 TL'nin 10.05.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda işleten-müteveffa arasındaki ilişki bakımından hatır taşıması bulunduğunu, davacının herhangi bir çıkar/ücret karşılığında yolculuk yapmadığının açık olduğunu, Yargıtay kararlarına göre ehliyetsiz sürücünün aracına binmenin tazminattan indirim sebebi olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının hatalı hesaplama yöntemi ile yapıldığını, bilirkişinin önce tazminatı hesaplayıp ardından emniyet kemeri ve hatır taşıması için ayrı ayrı müterafik kusur indirimi yapması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesinde hakimin, tazminatın kapsamını, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceğinin belirtildiği; dosya içerisinde mevcut olan kolluk ifadelerine göre araçta yolcu olarak bulunan destek ile araç sürücüsünün akraba oldukları, (desteğin eşinin kolluk ifadesi) sürücünün araba almak için İstanbul'a gittiği ve dönüşte kazanın olduğu (sürücü kardeşinin kolluk ifadesi) anlaşılmakta ise de hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanmasının önemli olduğu; taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyeceği; somut olayda, destek ile sürücünün akraba oldukları anlaşılmakta ise de emniyette alınan ifade tutanakları içeriğinden, taşımanın davacıların desteği veya sürücünün çıkarına olup olmadığının anlaşılamadığı, taşımada sürücünün menfaatinin bulunmadığı iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği; bu halde, belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamasında yargısal uygulamalara, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda işleten-müteveffa arasındaki ilişki bakımından hatır taşıması bulunduğunu, müteveffa ...'nin herhangi bir ücret vermeden taşındığını, hatır taşıması indirimi yapılmadan verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalı vekilinin davacılar ...ve ...'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davalı aleyhine karar verilen ve davalı tarafından anılan her bir davacıya yönelik temyize konu edilen tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2. Davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’i ileri sürülmüştür. Dosya içerisinde mevcut olan kolluk ifadelerine göre araçta yolcu olarak bulunan destek ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün akraba oldukları (desteğin eşinin kolluk ifadesi), sürücünün araba almak için İstanbul'a gittiği ve dönüşte kazanın olduğu (sürücü kardeşinin kolluk ifadesi) anlaşıldığı, davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün destek yolcuyu menfaat temini karşılığında taşıdığı hususu ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince davacı ... yönünden Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ...ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2-b) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.