Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14674 E. 2023/12916 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14674
- Karar No
- 2023/12916
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1116 E., 2020/1192 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dresinde ikamet ettiğini, 11.02.2016 tarihinde davalı ... şirketi ile evinin iki katını ve iki dairedeki ev eşyalarının teminat altına alınması için 44782170 ile 44781826 numaralı poliçeler ile sigorta sözleşmesi imzaladığını, Şırnak ilinde 14.03.2016-14.11.2016 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, sokağa çıkma yasağında güvenlik güçleri ile yasa dışı örgüt arasında çıkan çatışmalar nedeniyle davacının evi ile evinin içerisindeki tüm eşyalarının kullanılamaz ... geldiğini ve molozların içerisinde atıldığını, davacının sigorta şirketine başvurusu üzerine hiçbir bildirim yapmaksızın ödenen sigorta primini davacının oğlu n hesabına iade ederek sigorta sözleşmesini zımni olarak fesih ettiğine yönelik iradesini açıkladığını, davanın kabulü ile belirsiz alacak olarak 100.000,00 TL tazminatın (60.000,00 TL bina zararı ve 40.000,00 TL eşya zararının) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden aylar öncesinde terör örgütü mensupları tarafından hendeklerin kazıldığını, çatışmanın beklenir bir durum olduğunun sigorta ettiren tarafından bilinmekte olduğu halde sigorta poliçesi akdedilirken mevcut duruma ilişkin olarak bilginin şirkete iletilmediğini, poliçe akdedildiğinde rizikonun muhtemel olmaktan çıkarak beklenir ve mevcut ... gelmiş bulunduğundan Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği poliçenin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tespit edilen bina zararına ilişkin 80.647,88 TL hesaplama yapıldığı, taleple bağlı kalınarak karar verildiği, her ne kadar davacı riziko adresinde bulunan iki daire için de eşya zararı talebinde bulunmuş ise de; davacının riziko adresinde bir numaralı dairede oturduğu, iki numaralı dairede ise dava dışı n ikamet ettiği, bu nedenlerle davacının riziko adreslerinden bir numaralı dairedeki eşyaların maliki olup menfaatinin bulunduğu, iki numaralı dairede ikamet etmediği, davacının iki numaralı dairedeki eşyaların da maliki olduğuna dair herhangi bir delil de bulunmaması nazara alındığında iki numaralı daire içerisinde bulunan eşyalar açısından menfaatinin bulunmadığı, bir numaralı daire için eşya zararının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davacının bina zararına ilişkin olarak açmış olduğu davanın kabulü ile 60.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının eşya zararına ilişkin olarak açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası türünde açılmasının mümkün olmadığını, ayrıca davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılması yanlış olup bozma sebebi olduğunu, yine davanın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının bilimsel veriye dayanmadığını, yapı sınıfının hatalı tespit edildiğini, davacının eşya zararını ispat edemediğini, poliçenin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu, zararın ... tarafından karşılandığını, terör olaylarının teminat dışı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hasar tazminatı davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabildiğini, dava konusu terör olaylarından kaynaklanan maddi zararın taraflar arasında tanzim olunan poliçenin teminatı kapsamında bulunduğu, kabul edilen eşya hasarı tazminatının davalının sunduğu sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda belirlenen miktarla aynı olduğu, kabul edilen bina hasarı tazminatının davalının sunduğu sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda belirlenen miktardan düşük olduğu, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılması nedeniyle davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, tacir olduğu için basiretli davranmakla yükümlü olan ve sigortanın yapıldığı bölgede terör olayları başladığını bilmesi gereken davalının, davacının bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı, zenginleşme söz konusu olmadığından Valilik Zarar Tespit Komisyonu tarafından belirlenen zarar miktarının sigorta tazminatından mahsup edilemeyecek olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Yangın Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan konut ve eşyaların zarar görmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401,1409 ve 1453 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.