Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14632 E. 2023/3857 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14632
Karar No
2023/3857
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/291 E. 2020/465 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/291 Esas 2020/25 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2013 tarihinde davacının plakası tespit edilemeyen bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını, halen her yıl PNEUMO-23 aşısı olduğunu, talebi üzerine davalı kurum tarafından 06.03.2018 tarihinde 21.165,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kazada kusursuz olması, aylığı ve yaşı dikkate alındığında ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek 10.000,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 17.01.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 138.473,22 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya %10 maluliyet oranı üzerinden ödemede bulunulduğunu, davalı kurumun herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, başvurunun reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, bir kısım kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın Güvence Hesabının teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne,138.473,22 TL'nin temerrüt tarihi olan 02.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı istinafı; davacının asgari ücretin 4.938 katı geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, davacı tarafından 3 aylık ücret bordrosu sunulmadan hesap yapıldığını, ortalama gelirinin dikkate alınmadığını, davacı tarafından son 3 aylık ücret bordrosu sunulmadan hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, kazaya karışan aracın tescilsiz olması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda olup olmadığının araştırılması gerektiğini, şayet sigorta yaptırmak zorunluluğu yok ise, müvekkil kurumun oluşan zarardan mesul olmayacağını, maluliyet raporunun rapor tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, maluliyet oranları arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen bir geçici iş göremezlik tazminatı var ise tazminattan düşülmesi gerektiğini, Güvence Hesabının temerrüde düşürülmediğini, faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat raporundaki hesaplamanın ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'n dan alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91 inci maddesi gereği, aynı Yasanın 85 inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılmasının zorunlu olacağı, zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince üçüncü kişiler yönünden sorumluluğun Güvence Hesabına ait olup, iş bu olayda da kazaya karışan aracın motorlu araç olması nedeniyle tescilsiz de olsa sebep olunan zarardan Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumlu olacağı, mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yazılan müzekkere cevabından davacıya rücuya esas bir ödemenin yapılmadığı ve faizin başlangıç tarihinin KTK'nın 98/1 ile ... Yönetmeliğinin 14 ve 15 inci maddelerine uygun belirlendiği, böylelikle usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılan karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinafa başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınmamış motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bir rizikonun meydana getirdiği zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi (1) bendinde, "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller içerisinde sayılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3 üncü maddesinde motosiklet, bisiklet, motorlu bisiklet (Moped) ayrı ayrı tanımlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan kusurlu motosiklet çarpmış, yaya konumunda olan davacı gerçekleşen kazadan doğan maluliyetine ilişkin tazminat talebinde bulunmuş, motorun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olmadığından davayı Güvence Hesabına yöneltmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacıya çarpan aracın niteliği, tescile tabi olup olmadığı belli değildir. Kaza tespit tutanağında aracın sürücü beyanına göre motosiklet olarak işaretlendiği belirtilmiş, bu bilgi dışında motosikletin markası, modeli, plakası ya da niteliği tespit edilememiştir. Bu nedenle öncelikle Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan tanımlara göre kazaya karışan aracın tescile tabi olup olmadığı ve motorlu araç niteliği olup olmadığı araştırılarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre davalının sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirmelidir. Eksik inceleme ile davalının sorumlu tutulması hatalıdır. 3. Davacının dava konusu kaza nedeni ile uğramış olduğu maluliyet tazminatının belirlenmesi amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda davacının geliri sunmuş olduğu bordrolara göre asgari ücretin 4.938 katı olarak belirlenmiş, işleyecek ve işlemiş dönem için hesaplanan tazminat bu oran ile çarpılmıştır. Öncelikle bilirkişi raporunda davacının kaza tarihindeki gelirinin, kaza tarihinde geçerli asgari ücrete oranlandığı açıklanarak, davacının geliri asgari ücretin 4.938 katı olarak hesaplanmış ise de yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin bordrolarda yer alan geliri, kaza tarihi olan 05.07.2013 tarihinde geçerli asgari ücrete oranlanmıştır. Gelire ilişkin hesaplama yapılırken davacının sunmuş olduğu maaş bordrolarının aynı dönemdeki asgari ücrete olan oranı belirlenerek, tazminat hesabına esas alınmalıdır. Rapor bu yönü ile hatalıdır. Yine dosya içerisindeki soruşturma evrakı arasında yer alan davacının ifade tutanağında, mesleği öğrenci olarak bildirilmesine rağmen yapılan hesaplamada işlemiş ve işleyecek dönemler için davacının kaza tarihinden itibaren gelir elde ettiği varsayımı ile hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporu bu yönü ile de hatalıdır. Mahkemece davacının işlemiş dönem bakımından öğrenci olduğu ve gelir elde etmeye başladığı dönemler ayrıştırılmak sureti ile gelir elde etmeye başladığı dönem bakımından davacının maaş bordroları da dikkate alınarak bordrolarda yer alan dönemde geçerli asgari ücrete oranı belirlenerek açık ve denetime elverişli gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alınarak tazminat hesaplamasının yapılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14632, K. 2023/3857, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14632-e-2023-3857-k-c8a6d9078863