Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14614 E. 2023/9798 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14614
- Karar No
- 2023/9798
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/636- Esas 2020/639 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2012 günü davacının sürücüsü olduğu araç ile seyir halinde iken davalılardan ...'nın sürücüsü olduğu aracın müvekkiline ait araca çarptığını, bu sırada geriden yaklaşan diğer davalı sürücü ... yönetimindeki aracın davacı aracının arkasına çarptığını, olay sonucu davacı yönetimindeki aracın yandığı ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müteselsilen, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Suna ve Halit'ten olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 30.05.2016 tarihli ıslah dilekçesinde, davalı ... yönünden talep ettikleri maddi tazminat miktarını 221.753 TL ye yükselttiklerini, davalı ...Ş. yönünden ödeme nedeni ile bu davalı yönünden davadan feragat ettiklerini, davalı ... ve Axa Sigorta A.Ş. den dava dilekçesinde talep ettikleri miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak ve davalının ikametgâhı olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, olaydan sonra tutulan trafik kaza tutanağının doğru olmadığını, davalının kusurlu olmadığını, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda asli kusurlu olanın diğer araç sürücüsü olduğunu, davacı aracındaki yanmanın ön kaput altından başladığını, davacı tarafın kusurun müvekkilinden daha fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; 34 GKJ 33 plakalı aracın olay tarihinde müvekkili şirkete trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının geçici ödeme talebinin reddinin gerektiği, gerçek zararın tespitinin gerektiğini, tedavi, yol, bakım ve refakatçi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı Kanun gereğince SGK'dan istenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının olaydan sonra herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, tedavi giderlerinin 6111 sayılı Kanun gereğince SGK'dan istenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir III. MAHKEME KARARI Bakırköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2016 tarihli ve 2012/510 Esas 2016/289 Karar sayılı kararıyla; Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/626 esas-2014/327 karar sayılı kararı ile bu dosyada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan Adli Tıp Kurumunun 13.09.2013 tarihli kusur raporunun dosyada alınan kusur raporu ile aynı yönde olduğu, davalı sürücü ...'nın kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının maluliyetinin %49 olduğu, davacı vekilince tedavi giderlerine ilişkin talep yönünden davanın atiye bırakıldığı, davalı sürücü ...'ın olayda bir kusuru bulunmadığından davalılar ... ve ...'ın kullandığı aracın sigortacısı Axa Sigorta A.Ş. nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından bu davalılar yönünden davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle; davalı ...Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... ve davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 219.916,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesinin 2016/18839 Esas, 2019/9369 Karar sayılı ve 14.10.2019 tarihli kararı ile; "Davalılar arasında zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesi bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunduğundan mahkemece HMK'nın 114-115 maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bakırköy 4 Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.06.2020 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya gönderildiği Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/369 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olayda davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ile davalı sürücü ...'ın kusursuz oldukları, Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının maruz kaldığı olay nedeni ile meslekte kazanma gücünü kaybetme oranının %49 ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının personel servisi işi yaptığı ve aylık kazancanın 2.800 TL olduğu, buna göre yapılan hesaplamada davacının maluliyet zararının 451.103 TL, çalışamadığı süredeki kazanç kaybının 2.800 TL, ulaşım giderlerinin 589 TL olduğu, dosyadaki ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı 04.02.2016 tarihli belgeye göre kaza nedeni ile davalı ...'ya ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya yargılama giderleri, işlemiş faiz ile birlikte 23.07.2013 tarihinde toplam 295.000 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacıya ödenen ana alacaklarının 11.437,05 TL ile 215.000 TL olup, bu miktarların zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi ile yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi ile birlikte toplam 220.248 TL nin davalı lehine hesaplanan tazminattan mahsubu gerektiği, davacı vekilince tedavi giderlerine ilişkin talep yönünden davanın atiye bırakıldığı, davalı sürücü ...'ın olayda bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalılar ... ve ...'ın kullandığı aracın sigortacısı Axa Sigorta A.Ş. nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... ve davalı ... AŞ hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 219.916,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada hükme alınan kusur raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapora itiraz edilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması istenmişse de rapor yeterli görülerek taleplerinin reddedildiğini, davalı Halil Koç'un müvekkiline ait araca arkadan çarpmasına rağmen kendisine kusur atfedilmediğini, oysa Halil Koç'un asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı ...'in kullandığı aracın 11 metre fren izi olduğu, çarpmanın etkisi ile aracın ters döndüğünün belirlendiğini, Aksaray 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/626 Esas, 2014/327 Karar sayılı dosyasındaki ifadesinde kazayı geç farkettiğini kabul ettiğini, aracının duramayarak müvekkilinin aracına çarptığını ifade ettiğini, bu nedenle yeniden rapor alınması halinde davalı ... ve trafik sigortacısı Axa Sigorta A.Ş.'nin zarardan sorumlu olduklarının anlaşılacağını, ayrıca müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücüsü oldukları araçların karşılığı 24.10.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve gerek ceza dosyasında gerek dosyada alınan kusur raporlarının olayın oluşuna uygun olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; davacının yaralanma derecesi, davacının olayda kusurunun bulunmaması, davacının mesleği olan şoförlüğü kaza sebebiyle bir gözünü kaybetmesi sebebiyle yapamayacağı hususu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.