Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14588 E. 2023/4247 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14588
- Karar No
- 2023/4247
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3399 E. 2020/2073 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/3399 Esas 2020/2073 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.07.2014 tarihinde davacının yolcusu olduğu aracın seyir halinde iken sağdan ara sokaktan çıkmakta olan davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı araca sağ arka kısmından çarpmasıyla dava konusu kaza meydana geldiğini, davacının meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığını ve tedavisinin halen devam ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla l.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sürekli sakatlık halinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde kişi başı teminatın azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davalı şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluğunun yukarıda açıklanan çerçevede ve bakiye limit ile sınırlı olacağını, davanın kabulü halinde davacının olay tarihinden itibaren avans faiz talebinin reddi ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, davalı şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli sigorta poliçesinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, kazaya karışan araçların kusur oranlannın tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılmasını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden özürlü sağlık raporu alınmasını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğu aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden ikinci ıslah talebinin miktar yönünden reddi gerektiği, kazaya karışan araçlardan birinin sigorta şirketine sigortalı olması nedeni ile davalı kurum yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının geçirdiği kaza, olayın özellikleri ve tarafların ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile 193.150,47 TL daimi iş görememezlik, 8.378,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.451,25 TL bakıcı gideri, 3.000.00 TL faturalandırılmayan ve belgelendirilmeyen tedavi masrafı olmak üzere toplam 214.980,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 19.07.2014 tarihi olan olay tarihinden itibaren, diğer davalı ...Ş'den temerrüt tarihi olan 28.11.2014 dava tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı için 7.000,00 TL, manevi tazminat takdirine, takdir olunan manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 19.07.2014 tarihi olan olay tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle müşterek ve müteselsilen iş bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının muhasebe işi ile iştigal ettiğini, hesap bilirkişisi tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, bilinen son gelirin dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, 09.09.2016 tarihinde davayı 213.980,00 TL arttırarak harcını tamamladıklarını, 17.04.2018 tarihinde asgari ücretin güncellenmesi nedeniyle 253.597,43 TL'ye yükselttiklerini, iki harç tamamlama dilekçesi verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci maddesine göre harcın iki kez tamamlanamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın ihbar edilmesi için dilekçe verdikleri halde davanın ihbarının yapılmadığını, davanın kısmi dava olduğunu, ikinci ıslah dilekçesin hükme esas alınmayacağını, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faiz uygulanması gerektiğini, davalının kusursuz olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu, hesaplamanın davacının ispatlanmayan gelirine göre yapıldığını, asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacının araçta yolcu olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmadığını, davacının zararın artmasını engellemek için gerekli önlemleri almadığını ancak müterafik kusur indirimi yapılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) davaya dahil edilmediğini, davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının belirlenmediğini, bakıcı tutup tutmadığının belli olmadığını, maluliyet oranın belirlenmesine ilişkin raporun hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik süresinin belirlenmediğini, davacının beyanı ile yetinildiğini, tazminat raporunun hatalı olduğunu, PMF ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, manevi tazminatın haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının yolcu olduğunu belirterek teselsül hükümlerine göre talepte bulunmuş olmasına, davacının davalı ... idaresinde bulunan araçta yolcu olmaması nedeniyle davalı tarafından hatır taşıması savunması yapılamayacağına, davacının SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderlerini talep etmiş olması nedeniyle SGK'nın davaya dahil edilmemesine, Adli Tıp Kurumu tarafından alınan maluliyet raporunda davacının geçici işgöremezlik süresinin belirlenmiş olması ve bu süre içinde başkasının bakımına muhtaç olacağının belirtilmiş olmasına, davalı ...’ın kazaya neden olan aracın sürücüsü olması nedeniyle sorumluluğu bulunmasına, tazminatın kapsamının ve hesaplama şeklinin Yargıtay tarafından belirlenen hesaplama yöntemine göre yapılmış olmasında ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, manevi tazminatın karşı aracın işleteni ve sürücüsünden talep edilmiş olması ve manevi tazminat yönünden açıkça teselsül hükümlerine dayanılmamış olması" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve hüküm altına alınan alacaklara işletilen faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya içerisinde hükme esas alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya bilirkişi raporlarının denetime elverişli, usule ve kanuna uygun olmasına, olayın oluşunda davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil olmaması ve hatır taşımasının cevap dilekçesi ile ileri sürülmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.