Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14557 E. 2022/13182 K.

Konu: İlk Derece Mahkemesinde Görülen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14557
Karar No
2022/13182
Karar Tarihi
Konu
İlk Derece Mahkemesinde Görülen Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Anonim Türk Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili; müvekkili ... idaresinde olan .... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ... idaresindeki ve davalı ... şirketine ... ile sigortalı ... plakalı aracın 22/11/2015 tarihinde karıştıkları kaza neticesinde murisleri ...’un vefat ettiğini, murislerinin vefatı nedeni ile maddi olarak zarara uğradıklarını, manen acı çektiklerini, kazanın oluşumunda davalı ... ve davalı ... Müdürlüğünün kusuru olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 49.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 24.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 22/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Türk Sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesine talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili; davaya konu sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespitini talep ettiklerini, vefat edenin davacılara olan desteğinin ispatı ile müterafik kusurun dikkate alınarak indirim yapılması gerektiğini, taşımanın hatır için yapılıp yapılmadığının ayrıca araştırılarak tespiti halinde indirim talep ettiklerini, davacıların Sosyal Güvenlik Kurumundan rücuya tabi ödeme alıp almadıklarının araştırılması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin hız nedeni ile kusurlu olduğunun kabul edildiğini, ancak hızlı olduğunu kabul eden davacı araç sürücüsüne kusur verilmediğini, her iki aracın takla attığını bu nedenle sorumlunun davalı ... olduğunu, davacıların müteveffanın desteğini ispatlaması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, araçların direksiyon hakimiyetlerini kaybetmesi neticesinde kazanın meydana geldiğini, yolda çalışma olmadığı gibi yol üzerinde cisim veya kazaya neden olacak olumsuzluk bulunmadığını, ihmal yada kusurları olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.648,15 TL, davacı ... için 61.645,85 TL maddi tazminatın davalı ... için kaza tarihinden, davalı ...Ş. için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline, davalı ... yönünden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... Anonim Türk Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, tüm dosya kapsamına göre, davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile davacı ... için 176.131,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin tazminat miktarının 158.733,04 TL’sinden sorumlu olmak üzere davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2015 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 15/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 4.052,55 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin tazminat miktarının 3.242,04 TL’sinden sorumlu olmak üzere davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2015 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 15/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin tazminat miktarının 887,25 TL’sinden sorumlu olmak üzere davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2015 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 15/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacılar Emre ve ... için aleyhine açılan maddi tazminat talebinin reddine; davacı ... Cankur için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davacılar yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve davalı ... yönünden kazının meydana geldiği 22/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda olan desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Türk aile sisteminde ve yerleşik Yargıtay uygulamasında desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, karara esas alınan aktüer raporda, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak davacı ... için 26 yıl, davacı ... için 2 yıl davacı ... için ise 4 yıl destek alabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmışır. Bakıma muhtaç özel bir durum olmadıkça destek şahsın çocukları için 22 yaş desteklik süresi sonudur. Ancak lisans ve lisansüstü eğitim düzeyinde bulunan çocukları için 25 yaş desteklik süresi sonudur. Davacı ...’un 21 yaşında olduğu üniversite eğitimi almasından dolayı 4 yıl destek süresi verildiği belirtilmiş ise de dosyaya davacı ...’un eğitim gördüğü Üniversiteden gelen yazı cevabında 09/06/2016 tarihinde mezun olduğu belirtilmiştir. Kaza tarihinin 22/11/2015 olduğu davacı ...’un üniversiteden 09/06/2016 tarihinde mezun olduğu dikkate alındığında verilmesi gereken destek süresinin 22 yaşta olduğu dikkate alınarak 1 yıl gibi bir süre olduğu hususu gözardı edilmiş eksik ve hatalı hesaplama yapılmıştır. O halde mahkemece, bu husustaki Dairemiz uygulamasına da uygun şekilde; aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir. 3-Mahkemece davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu gözetildiğinde, müterafık kusurun resen gözetilmesi gerekmesine rağmen %20 müterafık kusurun diğer davalıları da kapsayacak şekilde karar verilmesi gerekirken sadece davalı ... şirketi yönünden müterafık kusur indirimi yapılması hatalıdır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... Anonim Türk Sigorta AŞ. ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Anonim Türk Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14557, K. 2022/13182, T. 26.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14557-e-2022-13182-k-9298b4b465b7