Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10164 E. 2023/1856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10164
- Karar No
- 2023/1856
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/618 - 2017/618 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2004/375 - 2016/1081 Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından sigortalı bulunan demir çelik üretim tesisinde 05.07.2003 tarihinde gaz oksijen tankının patlaması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından tesiste oluşan hasardan dolayı sigortalısına 79.818 USD hasar tazminatı ödendiğini, davalı şirket, patlamanın meydana geldiği gaz tankının ve sıvı oksijeni gaz oksijene dönüştüren ünitenin imalatçısı olduğunu kazanın oluşumunda imalatçı ...Firmasının projenin yol açabileceği riskle uyumlu ve yeterli güvenlikte projelendirme yapmamış olması, yine tesisin acil ve alarm veren durumlardaki çalışmalarıyla ilgili yeterli iş güvenliği önlemlerini almamış olması nedeniyle kusuru bulunduğunu belirterek 79.818 USD tazminatın ödeme tarihi olan 08.01.2004 tarihinden USD'ye uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu olan patlamanın tankın teslim edilmesinden on sekiz ay sonra meydana geldiğini, olayda davalının kusuru bulmadığını, müvekkili firmanın olayda teknik veya hukuki açıdan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; hükme esas alınan ceza mahkemesi kararında , zarara yol açan patlamanın oluşunda tankı İşleten çalışanın sisteme manuel olarak müdahale etmiş olması etkili görüldüğünden, imalatçı davalı şirkete kusur izafe edilmediği, Ancak ceza dosyası içeriği iş güvenliği uzmanlarının muhtelif tarihli raporlarında, bu tarz çevre ve iş güvenliğine açık tehdit oluşturan tesislerin imalinde, birey müdahalesini aza indiren otomatik algılama emniyet ve kilitleme sistemlerinin düşünülmesi ve tesisin projesinde hayata geçirilmesi gerektiği halde, konu tesisin imalinde bu yönde eksik donanımlar bulunduğu, tesisin tehlike arz eden pek çok fonksiyonunun kişi denetimine bırakılmış olmasının zafiyet yarattığının tespit edildiği, Tehlikeli İşler Tüzüğü kapsamında, kamu, işyeri ve kişi güvenliği yönünden açık risk taşıyan bu tarz tesislerin imalinde, sistemin donması ve devre dışı kalmasından sonra, sistemi manuel olarak devreye almaya olanak sağlayan bir mekanizmanın mevcut olmasının dahi bir imalat kusuru olduğu, davalı şirketin kurulumundan itibaren rutin bakım kontrollerini de gerçekleştirdiği tankın evaparatörünün arızalanmasından kaynaklı yakın sebep sorumluluğu da bulunduğu, açıklanan sebeplerle, davalının cezai sorumluluk açısından kazanın oluşuna etken doğrudan kusuru bulunmasa dahi, kazanın ve zararın oluşmasına engel sağlayacak önleyici tedbirleri ve sistemleri imalatında gözetmemiş olmasından kaynaklı hukuki sorumluluğu bulunduğunun izahtan uzak olduğu, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın davanın reddine karar verilmiş olmasının yanlış olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dava konusu olayla ilgili ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/218 Esas sayılı dosyasında ceza yargılaması yapıldığı sanıklardan ... isimli ...Şirketi yetkilisi ve diğer sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 455/2- son maddesine göre cezalandırılmalarına karar verildiği, Mahkemenin bu kararının da, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2011/3291 Esas, 2011/3580 Karar sayılı ilamı ile, dosyanın katılan ve tüm sanıklar vekilleri tarafından temyizi üzerine katılanın ve sanıklardan ...'nun dışındaki diğer sanıkların temyiz itirazları reddedildiği, "...Basınçlı Kaplar A.Ş yetkilisi sanık...e oksijen tankı imalatı nedeniyle kusur verildiğine göre, imalatın günün teknolojik imkanlarına göre yapılıp yapılmadığı, gerekli güvenlik sistemlerinin imalata yerleştirilip yerleştirilmediği, eksikliklerin nelerden ibaret olduğu, eğer kusurlu imalat söz konusu ise bunun teslimden 18 ay sonra gerçekleşen patlamaya neden olup olamayacağı hususunun patlama olan tankın imalat projeleride dahil irdelenerek, patlamanın kesin sebebi, patlamaya etki eden nedenler ve sorumlular ile kusur oranlarını net bir şekilde ortaya koyan bilimsel ve teknik yönleri tartışma konusu olmayan uzmanlardan kurulu bilirkişi heyetince düzenlenecek son bir bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi" gerekçesi ile sadece davalı şirket yetkilisi sanık ... lehine bozulduğu, bunun üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyma kararı verilerek yargılamaya devam edildiği, bozma ilamı doğrultusunda, 19.03.2014 tarihli heyet teknik bilirkişi raporu alındığı, bu rapor baz alınarak 2011/191 Esas, 2014/272 Karar sayılı ilamla sanık ... hakkında patlama nedeniyle herhangi bir kusuru bulunmadığından beraat kararı verildiği, bu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/5883 Esas, 2016/11299 Karar sayılı 26.09.2016 tarihli ilamı ile onandığı ve davalı ... firmasının imalat yetkilisi ... hakkında olayla ilgili verilen beraat kararının kesinleştiğinin anlaşıldığı, Buna göre patlayan kazanın imalatında davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığına dair ceza mahkemesince maddi vaka tespitini yapıldığı ve kesinleştiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmamış olmasında herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığından ve İlk Derece Mahkemesi kararında esas ve usul yönünden herhangi bir hata görülmediğinden HMK ' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere patlayan kazanın imalatında davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığına dair ceza mahkemesince maddi vaka tespitinin yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.