Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10012 E. 2023/1736 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10012
- Karar No
- 2023/1736
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3325-2020/1389 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf başvurusunun reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/836-2018/363 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, diğer davalı ...nin kasko sigortacısı (İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatını içeren) olduğu servis aracının, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 13.10.2014 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya neden olan araç için kasko sigorta poliçesi düzenlediklerini, poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet güvencesi sağladıklarını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuruna karşılık gelen ve poliçe kapsamında yer alan zararlarla ilgili ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur dağılım raporu, çalışma gücü kaybına ilişkin raporların Adli Tıp Kurumundan, tazminat hesabına ilişkin raporun aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden alınması gerektiğini, tedavi ve geçici iş göremezlik zararlarının poliçe kapsamında olmadığını, dava açılmadan önce kendilerine başvuru yapılmadığı için kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "meydana gelen kazada, ceza yargılaması sırasında alınan 25.05.2015 tarihli rapor ile üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen ve birbirlerini doğrulayan 10.11.2017 tarihli raporların trafik kazasının oluş şekline daha uygun oldukları, bu hali ile sigortalı araç sürücüsünün olayda hiçbir kusurunun olmadığı, tüm kusurun davacı yayaya ait olduğu, tam kusurlu olan davacının zorunlu trafik sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi nedeni ile tazminat talep hakkı bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporun belgelere ve olaya uygun olmadığı gibi, denetime de elverişli bulunmadığını, olayla ilgili değişik ve birbirinden farklı kusur raporları bulunduğundan, taleplerine rağmen iş bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılarak davanın reddine karar verildiğini, hükme esas alınan raporun bilimsel ve yasal mevzuata uygun düzenlenmediğini, raporda sadece “…olayda, sola dönüş manevrasına başlamış olan bir aracın dönüş manevrasını tamamlamak üzere olduğu bir sırada, davacı yayanın ön tarafına bakması normal olan sürücünün görüş alanı dışından gelip yola girerek aracın sağ yanı ile çarpılması söz konusudur…” şeklinde gerekçe yazıldığını, bu tespitin hiçbir şekilde kabul edilebilir yanı olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "raporlar arasındaki çelişkinin üçlü bilirkişi heyetinden alınan rapor ile giderilmesi, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vakıanın, yani kazanın oluşumuna ilişkin kabulün de bu yönde bulunması, hukuk hakimi ceza mahkemesinde belirlenen kusur durumu, oranı, sorumlulukla ilgili hükümler ve beraat kararı ile bağlı değil ise de maddi vakıa ile bağlı olması, kusura ilişkin bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun şekilde belirlenmesi ve sigortalıları kusurlu bulunmayan davalı ... şirketleri hakkında açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmaması gerekçesiyle" davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen davacının kazada tam kusurlu olduğuna ilişkin uzman bilirkişi raporunun benimsenmesinin usul ve kanuna uygun oluşuna göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.