Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/3697 E. 2012/8511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3697
Karar No
2012/8511
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü vdl. aleyhine 07/09/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Davalı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü'nün, kendi aleyhine kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yönünden; Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalı üniversite rektörlüğü yönünden kısmen kabulüne, davalı kamu görevlileri yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı rektörlük tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, bir yaşındaki çocukları Burak Recepoğlu'nun davalı üniversite rektörlüğü bünyesindeki tıp fakültesinde tedavi edildiği sırada beyin kanaması şüphesiyle ameliyata alındığını, bu ameliyat sırasında hastanın üstüne yatırıldığı metal cihazın fazla ısınması sonucu vücudunda yanıklar oluştuğunu, oluşan derin yanıklar için gerekli ve yeterli tedavinin de yapılmadığını, doktorlarla yapılan şifahi görüşmeler ve üniversite rektörlüğüne bu hususta yapılan yazılı başvurulardan da bir cevap alamadıklarını, neticede çocuklarının yanıklar nedeniyle oluşan mantarın kana karışması sonucu öldüğünü belirterek üniversite rektörlüğü ile davalı doktorlar aleyhine bu davayı açarak maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davacı, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmaktadır. Hizmet kusuruna dayalı istemler, tam yargı davalarına konu olup idari yargıda görülmek gerekir. Şu durumda yerel mahkemece davalı idare hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddi gerekirken yanlış değerlendirme ile işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2- Davalı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü'nün diğer davalı doktorlara yönelik temyiz itirazları yönünden; Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar verdikleri iddiasıyla kamu görevlileri aleyhine açılan tazminat davasıdır. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kururmunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Somut olayda, davalı hekimlerin kamu görevinden dolayı zarar görme olgusuna dayanılması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davanın yukarıda yapılan açıklamalar ışığında husumetten reddi gerekirken kusursuzluklarının kabul edilerek işin esasının incelenip husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) ve (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 15/05/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI

Anayasa’nın 129/5.maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları ve Hukuk Genel Kurulu’nun 15/11/2000 gün ve E:2001/4-1650; 2000/1690, 26/09/2001 gün ve E.2001/4-595 K:2001/643, 29/03/2006 gün ve E.2006/4-86 K:2006/111; 17/10/2007 gün ve E:2007/4-640 K.2007/725; 31/10/2007 gün ve E:2007/4-800 K:2007/797; 20/02/2008 gün ve 2008/4-156 K:2008/140 sayılı ilamlarında aynı ilkenin benimsenmiş olmasına ve bir kısım davalıların ceza mahkemesinde bu olay nedeniyle mahkum oldukları gözetildiğinde davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği şeklinde çoğunluğun 2 nolu bentteki bozma nedenine katılmıyorum.15/05/2012

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/3697, K. 2012/8511, T. 15.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2012-3697-e-2012-8511-k-5b61c6c2f2af