Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/7694 E. 2012/9094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7694
Karar No
2012/9094
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat... tarafından, davalı T.C. ... ve davalı-k. davacı ... aleyhine 05/03/2008 gününde verilen dilekçe ile kamu görevlisinin görevi sırasında işlediği kusur nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince: a)Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle Çorlu Devlet Hastanesine başvurduğunu, davalı doktorun gözlerini ameliyat ettiğini, ameliyattan sonra şiddetli ağrılar yaşaması nedeniyle başka bir hastaneye sevk edilerek ikinci kez operasyon geçirdiğini, ancak ilk ameliyat hatalı yapıldığından gözünün görme yetisini kaybettiğini belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılardan ... davanın reddini savunmuş, davalı doktor, davanın reddi ve açtığı karşı dava ile; hakkındaki dava nedeniyle itibarının zedelendiği ve zarara uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı doktor tarafından uygulanan müdahalenin tıbbi kurallara uygun olduğu anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşılık dava yönünden; göz hekimi olan davalının yaptığı ameliyatın hatalı olduğu iddiası davalının kişilik haklarına zarar verdiği kabul edilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kamu tüzel kişisi olup, tüzel kişiliğe bağlı olarak ve kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren hastanenin eylem ve işlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. Dava konusu olayın gelişim biçimi ve ileri sürülüşü gözetildiğinde davacının, kamu hizmetinin görülmesi sırasında, idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesini istediği anlaşılmaktadır. İdarenin hizmet kusurundan doğan tam yargı davası niteliğindeki davaların görüm ve çözüm yeri ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idari yargı yeridir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın esasının incelenmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b)Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda; Çorlu Devlet Hastanesinde göz doktoru olarak kamu görevi yapan davalının, göz ameliyatını hatalı yaptığı ileri sürülmüş, davalı doktorun görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istendiği anlaşıldığına göre bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerekirken esas incelemesi yapılmış olması kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3-Davalı-karşı davacı, aleyhinde dava açılması ile kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle maddi, manevi tazminatın ödetilmesini istemiştir. Anayasa'nın Hak arama özgürlüğü başlıklı 36. maddesinde; herkesin, yasal araç ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilerek, kişilerin hak arama özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Dava konusu olayda; davacının dava dilekçesinde yer alan sözlerin yaşadığı sorunu dile getirmek amacına yönelik olduğu, hukuka uygunluk sınırları aşılmadan, hak arama hakkının kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek, karşı dava yönünden istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davacının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, karşı davanın (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7694, K. 2012/9094, T. 23.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-7694-e-2012-9094-k-6084df85fafb