Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/15096 E. 2012/18957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15096
- Karar No
- 2012/18957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 27/01/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar; polis memuru olan davalılardan ...' in sebep olduğu kaza neticesinde davacılardan ... ve ...'ın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olan ...' ın vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Davalılardan ...; kazanın görevi sırasında ekip otosunu kullanırken meydana geldiğini, idari yargının görevli olduğunu belirterek yargı yolu açısından dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davalı tarafından kamu hukukundan kaynaklanan yetkinin kullanılması söz konusu olmadığından Anayasamızın 129/5. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Somut olayda, trafik polisi olan ve kamu görevlisi sıfatını taşıyan davalılardan ...'in görevi nedeniyle kullandığı ekip otosunun davacıların desteği ...'a çarptığı ve ...'ın hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen olay, davalı polis memurunun görevini yerine getirirken ve hizmet aracını kullandığı esnasında meydana gelmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davanın öncelikle idareye karşı açılması gerekir. Davalı polis memuruna husumet yöneltilemeyeceğinden onun hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemizin bozma görüşüne katılmıyoruz. 10/12/2012