Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/12103 E. 2010/11949 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12103
Karar No
2010/11949
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı . ... (kendine asaleten, küçük ... velayeten) ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 26/03/2007 gününde verilen dilekçe ile hatalı tedavi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha öncedene belirlenen 23/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve davacılar yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 23/11/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) kusurları sonucu şahıslara zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar gören şahısların kamu görevlileri aleyhine adli yargıda açtıkları tazminat davasıdır. Anayasa’nın 129/5. maddesindeki “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir” hükmü ile buna paralel olarak düzenlenmiş olan 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13. maddesi hükmünün açık, net ve amir olması, bu düzenlemeler gereğince kamu görevinden dolayı zarar gören kişilerin ancak idare aleyhine idari yargıda dava açabileceği, kamu görevlisi aleyhine adli yargıda dava açılmasının ve açılacak bu davalarda kamu görevlisinin kişisel kast veya kusurunun araştırılmasının mümkün olmaması, yasa hükümlerine aykırı yorum ve uygulama yapılamayacağı, idari yargının görevine giren davaların kamu düzenine aykırı sonuç doğuracak şekilde adli yargıda görülemeyeceği, kamu görevlileri hakkında adli yargıda kişiler tarafından açılan tazminat davalarının kast ve kusur araştırması yapılmaksızın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 23/11/2010

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12103, K. 2010/11949, T. 23.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2010-12103-e-2010-11949-k-7e5a2866685c