Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/8160 E. 2026/12052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/8160
Karar No
2026/12052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/8309 D. İş SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, kişilerin huzur ve sükununu bozma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2024 tarihli ve 2024/8315 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin mercii Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.01.2025 tarihli ve 2024/8309 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2026 gün ve 2026/64011 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Müşteki ...'nın şikayetine ilişkin olarak şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda kişilerin huzur ve sükunu bozma, hakaret ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2024 tarihli ve 2024/8315 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekili tarafından 24.12.2024 tarihinde yapılan itirazın, anılan kararın 23.11.2024 tarihinde müştekiye tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmediğinden Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.01.2025 tarihli ve 2024/8309 değişik iş sayılı kararı ile reddedilmiş ise de, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde, "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir." şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, kendisinden sorulan ve kendisine haber bırakılan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat muhatabı bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince, ikametinde bulunmaması üzerine, haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin tebliğ edildiği, bu haliyle müştekiye yapılan tebligat işleminin geçerli kabul edilemeyeceği, anılan kararın müşteki vekili tarafından dosyaya ibraz edilen vekaletnameye istinaden 20.12.2024 tarihinde elden tebliğ alındığı ve 24.12.2024 tarihinde itiraz edildiğinden anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine esastan inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın, ikametinde bulunmayan şikayetçiye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı şekilde haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin usulsüz olarak tebliğ edildiği ve şikayetçi vekilinin öğrenme üzerine itiraz dilekçesi sunduğunun anlaşılması karşısında, merciince usulsüz tebligat nedeniyle itirazın süresinde olduğunun kabulüyle, işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın süresi içerisinde yapılmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kocaeli 3. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 03.01.2025 tarihli ve 2024/8309 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/8160, K. 2026/12052, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-8160-e-2026-12052-k-d913001e5029