Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2234 E. 2026/7783 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2234
- Karar No
- 2026/7783
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2024/454 K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2026 tarih ve 2026/2413 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan değerlendirmede; Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde katılanın bilgisi ve rızası dışında ... isimli sosyal paylaşım sitesindeki "..." kullanıcı adlı hesabı üzerinden, katılana ait fotoğrafları, "...'nın ... semtinde ... isimli yaratığın ... 4 civarında kendisine emanet edilen cocker cinsi köpeğe tecavüz ettiği belirlendi . Edecek küfür bulamıyorum artık. Köpeğin sesleri sonrası komşuların şikayetiyle polislerin harekete geçtiği belirtildi. Polislerin köpeğin sahibinin oğlu ile birlikte kapıyı kırarak içeri girdiğinde köpeği ölü, şahsı da yarı çıplak halde ve baygın şekikde yatarken bulunduğu ifade edildi.Köpeğe tecavüz eden ŞEREFSİZ.HAYSİYETSİZ. NAMUSSUZ YAVŞAĞIN kim olduğunu iyi tanıyın ... ... Başkanı, ... Haber Genel Yayın Yönetmeni ve ... Genel Başkan Yardımcısı..." şeklindeki ifadelerle birlikte paylaşmak suretiyle üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 125/1-2-4. maddesinde yerini bulan "alenen hakaret" suçu ile aynı Kanun'un 136/1. maddesinde yerini bulan "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama neticesinde, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli kararı ile, sanığın "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan beraatine, "alenen hakaret" suçundan ise mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Mahkemenin anılan beraat hükmü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.02.2025 tarihli ve 2024/1132 esas, 2025/307 sayılı kararı ile, "somut olayda sanığın eyleminin anılan her iki suçu da birlikte oluşturduğu ve bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 44/1 maddesinde yerini bulan amir hüküm uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan cezalandırma yapılabileceği belirtilerek sanığın anılan suçtan mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve istinaf dışı alenen hakaret suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilebilmesi için kanun yararına bozma yoluna başvurulması hususunda ihbarda bulunulmasına" karar verildiği anlaşılmakla, Somut olayda, gerçekleşme biçimi ve zamanı itibariyle, sanığa isnat edilen eylemlerin "tek fiil" niteliğinde olduğu, bu suretle, tek olan eylemi sonucunda katılana karşı hem "alenen hakaret" hem de "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlarını işlediği sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44/1. maddesinde yerini bulan fikri içtima kuralı gereğince yalnızca en ağır cezayı öngören "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan mahkumiyet hükmü kurulup "alenen hakaret" suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece, deliller değerlendirilerek sanığın birden fazla fiille atılı suçları işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce Kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.