Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1806 E. 2026/10033 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1806
- Karar No
- 2026/10033
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/184 E., 2023/403 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 125/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ve 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/465 Esas, 2018/361 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 22.11.2018 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 26.04.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 125/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ve 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/184 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2026 gün ve 2026/1742 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/465 esas, 2018/361 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 14.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde yer alan, “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” şeklindeki düzenlemeye uygun olarak anılan kararın “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken, “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, hükümlünün başka bir suretle karardan haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı gibi dosya kapsamından da bu yönde bir tespit yapılamadığı cihetle, tebligat işleminin usule aykırı olması karşısında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231/8. maddesinde; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 11. maddesinde; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. 5271 Sayılı Kanun'un "Kararların Açıklanması Ve Tebliği" başlıklı 35. maddesi; "1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir. ... 3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." biçimindedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hüküm tarihinde cezaevinde olan sanığa yokluğunda verilen Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/465 esas, 2018/361 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 14.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde yer alan, “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” şeklindeki düzenlemeye uygun olarak anılan kararın “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken, “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı, dolayısıyla hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle ihbar üzerine dosya ele alınarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında Yerel Mahkeme tarafından hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.