Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1493 E. 2026/7000 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1493
- Karar No
- 2026/7000
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/... E., 2024/... K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2-4 ve 62. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ....Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/212 Esas, 2024/410 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 gün ve 2025/... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasına 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez..." şeklindeki düzenleme uyarınca sonradan işlenen suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil edeceği, ... Asliye Ceza Mahkemesince sanığın adli sicil kaydında daha önce verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olması ve sanığın denetim süresinde yeniden suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/... esas, 2020/619 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, incelemeye esas Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/212 esas, 2024/410 sayılı kararına konu suç tarihi olan 2017 tarihinden sonra 14.12.2020 tarihinde kesinleşmesi karşısında, incelemeye konu hüküm yönünden, yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir. CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklinde düzenleme eklenmiştir. Anılan Kanun'un gerekçesi şöyledir; “Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır." Bu hükmün amacı, suç failinin birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanmasının önüne geçmek olup, maddenin lafzı ile madde gerekçesinin içeriğine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, sanık hakkında tatbik edilmesi zorunlu olan 5 yıllık denetim tedbirine tabi tutulması şartının yerine getirilmesi sırasında, sanık hakkında kasıtlı başka bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suç tarihi itibariyle sanık hakkında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yok ise de, dosya arasında bulunan adli sicil kaydına göre, sanık hakkında 14.12.2020 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu ve denetim süresinin başladığı anlaşılmıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu hakaret suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın üzerine atılı suçu, adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 14.12.2020 tarihinde başlamış ve inceleme konusu suç yönünden mahkemece 18.09.2023 tarihinde karar verilmiştir. Bu itibarla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair Yerel Mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmamıştır. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.