Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/12435 E. 2026/10353 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12435
- Karar No
- 2026/10353
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/350 E., 2025/986 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı yazılı incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan beraat kararı verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini Barodan atanan müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-h maddesi uyarınca hüküm fıkrasına; “Sanık kendisini 5271 sayılı Kanun gereğince Barodan görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi gereği, kovuşturma için ödenmesi gereken 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen 5.502,00 TL ücretin mahsubu ile bakiye kalan 24.498,00 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.