Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9665 E. 2026/6979 K. – Çevrenin Kasten
Konu: Çevrenin Kasten Kirletilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9665
- Karar No
- 2026/6979
- Karar Tarihi
- Konu
- Çevrenin Kasten Kirletilmesi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/526E. 2024/432K. SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına, bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 175 vd. maddeleri uyarınca duruşma açılmadan kamu davasının esası hakkında karar verilemeyeceği gözetilmeden ve "aleni yargılama ilkesi" gereği usulünce duruşma açılarak sanığa savunma, yakınana davaya katılma ve iddia ve kanıtlarını sunma olanağı tanınmadan dosya üzerinden tensip işlemi ile hükmün kurulması suretiyle Kanun'un 175. ve devamı maddelerine aykırı davranılmış ise de, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 181. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırın aynı Kanun’un 66/1-(e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 04.05.2016 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 14.04.2026 tarihinde karar verildi.