Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5473 E. 2026/9717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5473
- Karar No
- 2026/9717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/555 E. 2024/433 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçuna ilişkin olarak sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kesin olmak üzere, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; pandemi zamanı çalışmak için işe giderken görevli mağdura engelli raporunu gösterip durumunu anlattığını ancak kendisine tepki vererek, başka bir uzmana kendisini dövdürdüğünü ve kamera kaydının getirtilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanık tarafından 21.03.2024 tarihinde süresinde sunulan temyiz dilekçesinde temyiz sebepleri gösterilmemişse de 25.09.2024 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin gösterildiği CMK 295. maddede öngörülen yedi günlük süreye uyulmaması halinde herhangi bir yaptırım öngörülmediği, burada öngörülen sürenin hak düşürücü değil düzenleyici olduğu, bu nedenle yedi günlük sürenin sonunda verilen gerekçeli temyiz dilekçesinin geçerli olduğu anlaşılmakla Tebliğname'deki red görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık E. S. ve tanık R. K.'nın beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine, kullanılan ifadelerin mağdurun şeref ve saygınlığını küçük düşürücü nitelikte olduğuna, ikinci kez tekerrür hükümlerinin ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına; erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş temyiz nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, Tebliğname'ye uygun olarak, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Digor Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.