Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4991 E. 2026/6663 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4991
- Karar No
- 2026/6663
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1365 E., 2024/547 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, hakaret kastının bulunmadığı, katılana "yalancı" demek isterken klavyede yazım hatası sonucu iddianamede belirtilen şekilde bir ibarenin oluştuğu, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanığın yazdığı sosyal medya paylaşımının tarihinin 27.04.2015 olduğu, katılanın ilk kez 07.06.2015 tarihinde milletvekili seçildiği nazara alındığında katılanın paylaşım yaptığı tarihte milletvekili olmadığı, bu haliyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirtilmiştir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Milletvekili olan katılanın görevi nedeniyle kamu görevlisi olduğunun kabul olunduğu olayda, katılan tarafından sosyal medyada yapılan paylaşım tarihinin 27.04.2015 olduğu, 24.03.2022 tarihli araştırma raporunda ise sanık tarafından suça konu yorumun yapıldığı tarihin tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, katılanın 07.06.2015 tarihinde milletvekili seçildiği dikkate alınarak, sanık tarafından yapılan yorumun tarihinin tespit edilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesinin uygulanması imkanının bulunup bulunmadığı ve ön ödeme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. İncelemeye konu somut olayda; sanığın ... isimli internet sitesinde yer alan bir sayfada, katılanın resmi kullanılarak yapılan bir paylaşımın altına iddianamede belirtilen sözle yorum yazması şeklinde iddia ve kabul olunan eylemde, davaya konu paylaşımının herkes tarafından görülme olanağı bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre suçta aleniyetin oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.