Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4953 E. 2026/5599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4953
- Karar No
- 2026/5599
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/95 E. 2024/173 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçları işlemediği, polislere yönelik suç kastıyla davranışının olmadığı, olay sırasında polislerin kendisini darp ettikleri, Mahkemenin yeterli inceleme yapmadan mahkumiyet kararı verdiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşullar olayda gerçekleşmediğinden sanığın bu yöndeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eyleminin ülke genelinde sokağa çıkma yasağının olduğu zaman diliminde gerçekleştiği anlaşılmakla, aleniyet unsurunun nasıl gerçekleştiği açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanması, 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, şikayetçilerin sayısına göre 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uygulanırken artırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2026 tarihinde karar verildi.