Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/3711 E. 2024/9415 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3711
Karar No
2024/9415
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

SAYISI : 2022/863 Değişik iş, 2021/376 E., 2022/121 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : İtiraz merciince verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 11.02.2022 tarihli Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hümün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafii tarafından 19.07.2022 tarihinde eski hale getirme ve itiraz dilekçesi sunulduğu, eski hale getirme talebinin reddine ilişkin 01.09.2022 tarihli ek karara yapılan itiraz üzerine itiraz mercii tarafından ek kararın hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23/02/2024 tarih ve 94660652-105-07-27979-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/26652 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/26652 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2022 tarihli kararının incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemesi nazara alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 2-Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli kararının incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar" başlıklı 42/1. maddesinde yer alan "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir." şeklindeki düzenleme uyarınca, somut olayda sanık müdafiinin basit yargılama usulüne göre verilen gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek 19/07/2022 havale tarihli dilekçesi ile söz konusu karara yönelik eski hale getirme ve itiraz talebinin reddine ilişkin Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2022 tarihli ve 2021/376 esas, 2022/121 tarihli ek kararına yönelik itirazın merciince inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-"1" numaralı istemin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun'un 251/1 inci maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmediği anlaşılmıştır. 2-"2" numaralı istemin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un Kanun'un 252 nci maddesinde; (1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." hükümleri yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip kararın kesinleştiği, sanık müdafiinin 19.07.2022 tarihinde eski hale getirme ve itiraz talebinde bulunduğu, 01.09.2022 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İtiraz merciinin eski hale getirme ve itiraz talebinin reddine ilişkin Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2022 tarihli ve 2021/376 esas, 2022/121 tarihli ek kararına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 252 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca inceleme yaparak bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 2. "1" numaralı istem yönünden, A. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.02.2022 tarihli ve 2021/376 E, 2022/121 K. Sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, B. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 3."2" numaralı istem yönünden, A. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/863 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, B. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3711, K. 2024/9415, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-3711-e-2024-9415-k-2e59f4f83381