Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10958 E. 2026/11257 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10958
- Karar No
- 2026/11257
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1634 E. 2024/1511 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; şahitlerinin dinlenilmediği, dilekçelerinin çıkışının yapılmadığı ve beraat etmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İncelemeye konu olayda; kamu görevlilerine yönelik eleştirilere izin verilen sınırların özel kişilere nazaran daha geniş olması ve sanığın suça konu sözlerinin FETÖ/PYD terör örgütünün yapılanmasına yönelik tepki niteliğinde söylenmesi ve bunun dışındaki sanığın sözlerinin ise duraksamaya yol açmayacak bir şekilde müşteki ve katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Tekirdağ 6 . Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.