Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10635 E. 2026/12297 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/10635
Karar No
2026/12297
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1956 E., 2024/2014 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın sözlerinin bütün halinde direnme suçunu oluşturduğuna, hakaret suçundan ayrı mahkumiyet verilemeyeceğine, aleniyetin oluşmadığına, dava açılmayan ifadelerden mahkumiyet kararı verildiğine bu nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü göz önüne alındığında, somut olayda sanığın, hastanede çevreye rahatsızlık vermesi üzerine müdahale eden kolluk görevlilerine yönelik söylediği iddianame anlatımı, mağdur beyanları ve tutanakta yer alan sözlerin bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca hakaret suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında; olayın hastanenin neresinde gerçekleştiği hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/10635, K. 2026/12297, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-10635-e-2026-12297-k-ccbf61712957