Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10106 E. 2026/12225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/10106
Karar No
2026/12225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1009 E., 2024/1531 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin mahalline iade

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak somut delilin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda katılanların adli muayene raporlarında yaralanmalarının bulunmadığının anlaşıldığı, CD inceleme tutanağında tarafların birbirlerine yakın temasta bulunduklarının belirtildiği, tanık ... 'nin ''ben ...'nin ...'in üzerine yürüdüğünü ancak vurmadığını gördüm, ben konuşmak için birbirlerine yaklaştıklarını fark ettim.'' şeklindeki beyanı ve dosya arasında yer alan CD içeriğinin tanık beyanı ile uyumlu olması karşısında sanığın katılanlara yönelik yakın temasta bulunması şeklindeki eyleminin pasif direniş kapsamında kaldığı, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar ... ve ... 'nin sanık savunmalarını doğrular mahiyette beyanlarda bulunmaları ve tüm dosya kapsamı karşısında cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Kabule göre de, a)5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, b)Sanığın savunmasında katılanların kendisine hakaret ettiğini savunması ve tanık ... 'nin sanık savunmalarını doğrular mahiyette beyanda bulunması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 129/3. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/10106, K. 2026/12225, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-10106-e-2026-12225-k-d541b8f5ca8e