Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10378 E. 2026/12112 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/10378
Karar No
2026/12112
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4032 E., 2024/964 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, mağdurun kışkırtıcı bir tavır sergilediğine, cezalandırmaya yeter somut bir delilin bulunmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar ... . ile ... .'nin anlatımlarının savunmayı desteklemesi, mağdur ve mağdur ile aynı iş yerinde çalışan tanıklar ... . ve ... .'nin beyanlarının, aramanın başlangıcına ilişkin ve sanık tarafından söylendiği belirtilen ifadelere dair farklı bulunması karşısında, sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak ve somut bir delil bulunmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; a. Sanığın savunmasında, borçlu sıfatıyla taraf olduğu icra dosyasına dilekçe göndermesine rağmen işlem yapılmadığını belirtmesi, icra müdür yardımcısı olan tanık ... .'nin beyanında, icra dosyasında bir kaç tane arabanın olduğunu, önemli parçaları sökülmüş olduğundan araçları satmak istemediklerini söylemesi, sanık müdafiinin beyanında, icra dosyasının kaybolduğunu ifade etmiş olması karşısında, anılan icra dosyası getirtilip incelenerek, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, b. İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ilk kararında sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedilip, tekerrür hükümlerin de tatbik edilmemesi ve bu hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edilip Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince bozulmasına karşın; cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeden, sanık hakkında 1 yıl hapis cezası verilip tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/10378, K. 2026/12112, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-10378-e-2026-12112-k-2db1f92fb8b7