Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10050 E. 2026/12333 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10050
- Karar No
- 2026/12333
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3917 E., 2024/1753 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan duruşmalı inceleme neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verilmişir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine, belirtilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle hukuka aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; davaya konu edilen karavanın bina niteliğinde olmadığına, her zaman çekilerek araziden çıkarılabileceği de nazara alındığında taşınmaz üzerinde kalıcı imar kirliliğine neden olabilecek bir imalat olarak değerlendirilmesinin 5237 sayılı Kanun’un 184. maddesine uygun bulunmadığına, karavanın elektrik, su ve atık su bağlantılarının olup olmadığının veya uzunca bir süre bir yerde tutulmasının suçun oluşması bakımından belirleyici bir unsur olarak kabul edilemeyeceğine, belirtilen ve benzeri sebeplerle kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 184/1. maddesinde "Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran." kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup 3194 sayılı Kanun'un 5. maddesinde "Bina, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. Somut olayda; bilirkişi raporu ile dosyada mevcut tutanaklara göre suça konu karavanın bina niteliğinde bulunmaması ve sabit olma özelliğinin ortadan kaldırılmamış olması karşısında; imar kirliliğine neden olma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.