Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/9575 E. 2023/25359 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9575
- Karar No
- 2023/25359
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/100 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemenin 22.05.2013 tarihli kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin ilk fıkrası kapsamında imar kirliliğine neden olma suçundan beraatine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine, Yerel Mahkemenin 18.04.2019 tarihli kararıyla sanığın beraatine hükmedilmiştir. 3. Kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulmasıyla yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında yeniden beraat hükmü kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, iddianamede belirtilen yerde ruhsatsız bina inşa etmek suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Zamanaşımını son kesen işlem olan, ilk bozma kararı öncesi sanığın sorgusunun yapıldığı 03.01.2013 tarihine göre, ikinci bozma kararı sonrasında verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.