Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/8403 E. 2025/14195 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8403
- Karar No
- 2025/14195
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1974 E. , 2022/2326 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; şikayetçiye yönelik bir isnadının bulunmadığını ileri sürerek hakkındaki mâhkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanığın savunması, dilekçe örneği ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken esas alınan ilamın da kanun yararına bozulduğunun anlaşılması, ayrıca 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi" dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/314 Esas, 2018/280 Karar sayılı ilâmı ile uyuşturucu ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3 maddesi gereğince verilen 16... ay hapis cezasından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, cezasının adı geçen Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhine değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/668 Esas, 2019/246 Karar sayılı ilâmındaki 1 yıl 8 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.