Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/8139 E. 2025/14577 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8139
- Karar No
- 2025/14577
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1871 E., 2022/3289 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, tanıklara soru sorma hakkının engellenmesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve görüntü kayıtlarının getirtilmediğine yöneliktir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın sözlerinin sitem niteliğinde olduğuna ve bu kapsamda matufiyetin gerçekleşmediğine, görüntü kayıtlarının getirtilmesi gerektiğine, sanığın disiplin soruşturmasındaki beyanı olarak gösterilip hükme esas alınan tutanakta sanığın imzasının bulunmadığına ve takdiri indirimin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanığın disiplin soruşturmasındaki savunmasının hükme esas alınmadığı ve davaya konu sözlerin katılanlara yönelik olduğunda duraksanmayacak bir durum bulunduğu anlaşılmış, katılanların dinlenildiği 14.01.2020 tarihli oturumda sanığın da SEGBİS vasıtasıyla hazır bulundurulduğu belirlenmekle AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkının ihlal edilmediği belirlenmiş, olay tutanağı ve katılan beyanları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve takdiri indirimin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.