Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/2428 E. 2025/10354 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2428
Karar No
2025/10354
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/299 E., 2022/1000 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; şikayetçilerin duran araçta bulunan sürücüden kimlik ibraz etmesini istemelerinde makul sebep bulunmadığından işlemin hukuka uygun olmadığına, suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığına, şikayetçilerin kimlik sorgulama işlemini uzatmaları ve sanığı gerekçesiz bir şekilde kelepçeli bekletmeleri sebebiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, dosyada bulunan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, davaya konu sözlerin şikayetçilerin gıyabında söylendiğine ve ihtilat unsurunun oluşmadığına, şikayetçilerin beyanlarının çelişkili olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Olay tutanağı, olay anına dair kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin uzmanlık raporu ve şikayetçi beyanları doğrultusunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların oluşmadığı anlaşılmış ve sanığın şikayetçilere hakaret ettiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, şikayetçilerin durumundan şüphelendikleri sanıktan kimlik istemeleri üzerine çıkan tartışmada sanığın, şikayetçilere hakaret ettiği anlaşılmakla; 11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı olmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Aracı ile seyir halinde olan sanık hakkında kimlik sorgusu yapılması sırasında sanığın şikayetçilere hakaret ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda, öncelikle suçun işlendiği yerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3. Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2428, K. 2025/10354, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-2428-e-2025-10354-k-0b5ed353ec4d