Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/15508 E. 2026/2956 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15508
Karar No
2026/2956
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/166 E., 2023/862 K. SUÇ : Hakaret SUÇ TARİHİLERİ : 19.04.2020- 26.05.2020 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1-Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; dava konusu mesajların özel hayat niteliğinde olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, yetkili mahkemede yargılama yapılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, sözlerin hakaret kabul edilemeyeceğine, lehe hükümlerin uygulanmasına bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2- Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın dava konusu mesajların iletilmesine dair kastının bulunmadığına, ihtilat unsurunun gerçekleşmediğine, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasına yöneliktir. 3- Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın üst hadden hapis cezasıyla ve ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına bu nedenlerle hükmün bozulmasına dairdir.

III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır. Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında; fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır. İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. Bu durumda fail ancak ihtilat kastıyla hareket etmiş ve şartları oluşmuş ise, gıyapta hareket suçundan cezalandırılabilecektir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin telefonuna gönderdiği mesajlar ile katılana hakaret ettiği kabul edilmiş ise de; sanık ile eşi arasındaki özel nitelikteki yazışmalarda, sanığın açıkça mesajları katılana göstermemesi yönündeki iradesini belli etmesi karşısında sanığın, iletme kastı ile hareket etmediği dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 55. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/15508, K. 2026/2956, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-15508-e-2026-2956-k-3575a9e91157