Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/12360 E. 2025/17594 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12360
Karar No
2025/17594
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/706 E., 2023/486 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Tebliğname'de; davaya konu eylemin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaması sebebiyle hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın gerekçesiz olduğuna, şikayetçi ve katılanların iş arkadaşı olmaları sebebiyle sanığın savunmasına üstünlük tanınması gerektiğine ve sanığın cezalandırılmasını gerektirir somut delil bulunmadığına yöneliktir. III. GEREKÇE Davaya konu sözlerin katılan ve şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olup hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğu anlaşılmakla Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.

Ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesinde yer alan "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" ve aynı Kanun'un 213. maddesinde yer alan "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı takdirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında davaya konu sözleri söylediğini belirtmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk ifadesi dışlandıktan sonra atılı suçu işlediğini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın "1 yıl 2 ay 17 gün" yerine ''1 yıl 2 ay 7 gün'' hapis olarak eksik tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/12360, K. 2025/17594, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-12360-e-2025-17594-k-90ec0ec8f2a4