Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/9906 E. 2025/4191 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9906
- Karar No
- 2025/4191
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4159 E., 2021/3409 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; davanın zamanaşımı süresinin dolduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tüm dosya kapsamından, sanığın katılanlara söylediği iddia edilen "Siz kimsiniz, ne biçim polissiniz, siz Devletmisiniz, Devlet nerede, siz nasıl Devletsiniz." şeklindeki sözlerin hakaret içermemesi, olay ve yakalama tutanağında sinkaflı söz söylendiğine ilişkin bir anlatımın olmaması, katılanların sanığın sinkaflı sözlerle hakaret ettiğine ilişkin bir beyanlarının bulunmaması, tüm tanıkların aşamalardaki ifadelerinin de bu doğrultuda olması, her ne kadar sanık, müdafii olmadan alınan kolluk ifadesinde, katılanlara küfür ettiğini belirtmiş ise de duruşmada alınan savunmasının bu ifadeyle çelişmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesinde“Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınmaz.” şeklindeki düzenleme nedeniyle sanığın kollukça alınan ifadesinin hükme esas alınamayacak olması karşısında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraatı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2025 tarihinde karar verildi.