Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/6141 E. 2025/1664 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6141
Karar No
2025/1664
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2850 E., 2021/2466 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; savunma hakkının engellendiğine, alınan ifadenin usulsüz olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zor kullanma yetkisinin aşıldığına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, katılanların alkollü olan sanıktan kimlik istemeleri üzerine çıkan tartışmada sanığın, katılanlara hakaret ettiği anlaşılmakla; 11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı olmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Dosya kapsamından iki katılana karşı işlendiği anlaşılan hakaret suçunda, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereği artırım yapılırken, somut olaya ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmeden, ilgili Kanun maddesinde düzenlenen alt sınırdan uzaklaşılması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/6141, K. 2025/1664, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-6141-e-2025-1664-k-296e3b5d4247