Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/2824 E. 2024/17476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2824
Karar No
2024/17476
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarih, 2015/524 Esas, 2016/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 23.06.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.07.2019 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarih, 2021/64 Esas ve 2021/557 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. 3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, tanıkların dinlenmediğine, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik kovuşturma ile karar verildiğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, tanıkların dinlenmediğine, sanığın hakaret kastının bulunmadığına, uğradığı haksızlığı dile getirdiğine, haksız tahrik hükümlerinin tartışılmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, şikayetçiye söylediği kabul edilen ' sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de, a. Soruşturma aşamasında dinlenilip olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan ancak kovuşturma aşamasında beyanı alınmayan tanıklar Gizem Sanlı ve Gökhan Karakaya'nın yöntemince duruşmaya getirtilip dinlenmesi, kendilerine ulaşılamaması halinde ise 5271 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ifadeleri duruşmada okunarak, kanıtların buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, b. Kabule göre de, sanığın şikayetçi hemşirenin hastalarıyla ilgilenmemesi nedeniyle olayın meydana geldiğine ilişkin savunması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Sanık ... hakkında şikayetçi ...’e ...’e yönelik 07/03/2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2021 tarihli ve 2021/64 E. 2021/557 sayılı Kararıyla; • Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-(a), 62/1. maddeleri gereğince neticeten 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, • Yargılama giderlerine, Hükmedilmiştir. Kararın süresi içinde sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 21/09/2021 tarihli ve 2021/1293-1909 E.K. sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine temyizi kabil olarak karar verilmiştir. Söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi Kararına karşı süresinde yapılan kanun yolu başvurusu üzerine Yüksek Dairenin 23/12/2024 tarihli ve 2022/2824 Esas, 2024/17476 sayılı Kararıyla; sanığın sarf ettiği iddia ve kabul edilen sözlerin şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Sanığın sarf ettiği sözlerin kaba hitap tarzı olduğuna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilememiştir. Şöyle ki; Somut olayda, şikayetçinin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi acil servisinde hemşire olarak görev yapmakta iken, hastaların muayene tanzimi sırasında çıkan tartışmada sanığın şikayetçiye hitaben “Eşek gibi bakacaksın.” şeklinde söz söylediği gerek ilk derece mahkemesince gerekse istinaf incelemesinde sabit görülmüş, temyiz incelemesinde de bu husus yerinde bulunmuştur. Yüksek Dairemizin birçok kararında belirtildiği şekilde, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Bu çerçevede sanığın şikâyetçilere yönelik sarf ettiği sözün hakaret olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. “eşek gibi” ile ilgili Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde (https://.../) “kaba, düşüncesiz” şeklinde açıklamaya yer verilmiştir. Malumları olduğu üzere, insanlar doğrudan ifade edemedikleri gerçekleri az ve öz sözle aktarmak için atasözleri ve deyimlere başvurmuşlar; benzetme, teşhis, cinas, aktarma gibi söz sanatlarını kullanarak dolaylı yoldan mesajlarını iletmişlerdir. Bu söz sanatlarını kullanırken hayvanlar, nesneler ve toplumun çok yakından tanıdığı kişiler sözün aktarılmasında aracı olmuşlardır. Türkçedeki atasözleri ve deyimlerde anlam aktarmada en çok yararlanılan unsurlardan biri hayvanlar olmuştur. Aslan, at gibi hayvanlar daha çok iyi özellikleri ile ön plana çıkarılırken, eşek, it/köpek gibi hayvanlar ise çeşitli yönleri ile kötülenen hayvanlar olmuştur. Bu hayvanlar içerisinde it/köpek ayrı bir yer tutar. “eşek” sözü de söz konusu atasözünde hayvandan insana aktarım yapılan bir mecaz olduğu belirtilmelidir. (... ..., “ ve Deyimlere Göre Türkçedeki ‘İt ve Köpek’ Kavramları” ...., Mayıs 2020, syf 136) Bir deyimin salt bu vasfına dayanarak kullanılması halinde tahkir kastının olmadığından bahsetmek mümkün değildir. Söz konusu atasözünde yer alan “eşek gibi” sözünün hayvanın olumsuz vasıflarını önceleyen sövgü sözü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, sanığın şikâyetçi yönelik sarf ettiği sözün açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekir. Yukarıda arz ve izah edilen sebeple, temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle bozma düşüncesi içeren çoğunluk görüşüne iştirak edilememiştir. Karşı Oy Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın söylediği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasındadır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hakaretin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın olay günü hastane acil servisinde hemşire olarak görev yapan müşteki ile hastaların sırasının tanzimi konusunda tartıştığı, sanığın müştekiye hitaben "Eşek gibi bakacaksın mecbursun." dediği sanık tarafından söylenen bu sözlerin kamu görevlisi olan müştekinin şeref, onur ve saygınlığını rencide edici boyutta olduğu ve sanığın tahkir kastı ile hakaret ettiği, kamu görevlilerinin siyasetçilerden farklı olarak kendilerini kamuoyu denetimine açmadıkları, yaptıkları iş gereği kendilerine duyulan ... ve saygınlığa zarar vermeyi amaçlayan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve hakaret içerikli saldırılara karşı daha fazla korunmaları gerektiği kanaati ile sanığın üzerine atılı hakaret suçunun oluştuğu düşüncesindeyim. Yukarıda belirtilen gerekçelerle mahkumiyet kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/2824, K. 2024/17476, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-2824-e-2024-17476-k-93889f9406ed