Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/16625 E. 2024/9435 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16625
- Karar No
- 2024/9435
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2022/175 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın 1 yıl denetim süresi ile ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, yapıyı inşa eden müteahhidin yanında çalışan durumunda olduğuna, bu kapsamda sorumluluğun kendisinde olmadığına, belediyenin düzenlediği idari para cezasını ödemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine bir engel bulunmadığına vesaire ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ruhsat eki ve projelerine aykırı olarak zemin katta bulunan evinin ön cephesine kapı ve pencere açtığı, yine ön cephesine balkon yaptığı, bu suretle imar kirliliğine neden olduğu Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.02.2016 tarihli ve 2014/4-308 Esas ve 2016/68 Karar sayılı kararında da ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanma şartları ile 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası karşılaştırıldığında, imar kirliliğine neden olma suçuna özgü olarak düzenlenen 184 üncü maddenin beşinci fıkrası ile fail açısından daha lehe sonuçlar öngörülmüştür. Nitekim fail hakkında hükmolunan ceza kesinleşse dahi, suça konu binanın imar planına veya ruhsatına uygun hale getirilmesi halinde bir süre şartı aranmaksızın ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak, açılmış olan kamu davasının yine süre şartı aranmaksızın düşmesine karar verilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması ise objektif şartların yerine getirilmesi ve mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaate ulaşılması halinde mümkün olacak, açılmış olan kamu davasının düşmesine karar verilebilmesi için ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi gerekecektir. Bu nedenle, imar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki özel düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sair Sebepler Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde de bina kavramının "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre "derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, "yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler" şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut olayda, yapı tatil zaptında belirtilen yapının ön cephesinde kapı ve pencere açılması ile ön bahçeye teras yapılması şeklindeki değişikliklerin binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, alan kazanma niteliğinde olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında teknik ve bilimsel verilere dayalı görüş içeren bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, bu madde hükümlerinin "belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde" uygulanacağının açıklanması karşısında, davaya konu imalatın yapıldığı taşınmazın suç tarihi itibariyle belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı ilgili belediye başkanlığından sorularak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.